KOCAELİSPOR-GAZİANTEP F.K. DEĞİŞMEYEN BİR HESAP
4 Kasım 2007’de İsmetpaşa Stadı’nın skor tabelası henüz 11. dakikayı gösterirken konuk Gaziantep Büyükşehir Belediyespor, Ulaş’ın golüyle öne geçmişti. Kocaelispor iki haftadır kazanamıyor, tribün kötü gidişin uzamasından endişe ediyordu. Fakat ben o karşılaşmayı skorundan çok, yeşil-siyahlı takımın geriye düştükten sonra gösterdiği soğukkanlılıkla hatırlıyorum. Taner Gülleri ve Taylan Eliaçık’ın golleriyle devre bitmeden öne geçen Kocaelispor; ikinci yarıda Adem Çalık, yeniden Taner Gülleri ve Serdar Topraktepe ile sonuca gitmiş, İsmetpaşa’nın ışıkları sönerken tabelada 5-2 yazmıştı.
Aradan on dokuz yıl geçti. İsmetpaşa artık yok; iki takımın kadrolarında o günden tek bir isim kalmadı. Ancak yarınki karşılaşmanın önünde geçmişten gelen ilginç bir gerçek duruyor: Kocaelispor, Gaziantep temsilcisini sahasında ağırladığı beş resmî maçın tamamını kazandı; bu karşılaşmalarda 14 gol atıp yalnızca 3 gol yedi. Bana göre bazı istatistikler yalnızca arşivde kalır, bazıları ise maç başlamadan takımların omuzlarına farklı duygular yükler. Bu seri Kocaelispor’a güven, Gaziantep FK’ye ise değiştirilmesi gereken bir tarih bırakıyor.
Kocaelispor ile Gaziantep FK, yarın saat 17.00’de Turka Araç Muayene Kocaeli Stadyumu’nda karşılaşacak. Halil Umut Meler’in yöneteceği mücadele, Süper Lig’in henüz altıncı haftasında oynanacak olsa da iki takımın sezondaki yerini tarif edebilecek ağırlıkta. Yeşil-siyahlılar beş maçta topladığı 9 puanla altıncı, Gaziantep FK ise 8 puanla yedinci sırada bulunuyor. Puan cetvelindeki bu yakınlık, sahada birbirinden farklı iki oyun anlayışını karşı karşıya getirecek.
Selçuk İnan’ın takımı Başakşehir yenilgisinin ardından Amed Sportif Faaliyetler, Konyaspor ve Samsunspor’u mağlup ederek kısa sürede toparlandı. Galatasaray deplasmanından 1-0’lık yenilgiyle dönmesine rağmen uzun süre oyunun içinde kaldı; savunma direncini korudu ve güçlü rakibine rahat bir akşam yaşatmadı. Ben bu başlangıcın yalnızca alınan puanlarla değerlendirilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Kocaelispor, ne yapmak istediğini bilen, rakibe kolay alan bırakmayan ve topu kazandığında yönünü karşı kaleye çeviren bir takım görünümü veriyor.
İç sahadaki iki maçın da kazanılması yarına ayrı bir anlam yüklüyor. Kocaelispor, seyircisi önündeki ilk üç lig karşılaşmasını kazanarak başladığı son sezonu 1993-94’te yaşamıştı. Yarın alınacak bir galibiyet, yalnızca puanı 12’ye yükseltmeyecek; Kocaeli Stadyumu’nun yeniden ligin zor deplasmanlarından biri hâline geldiğini de gösterecek.
Gaziantep FK’nin Kocaeli’ye yalnızca savunma yapmak için geleceğini düşünmüyorum. Ancak oyunu gereksiz yere açmayacağı da belli. Orhan Ak yönetimindeki kırmızı-siyahlılar Eyüpspor’u deplasmanda yendi, Göztepe’ye dört gol attı, son maçında Fenerbahçe ile golsüz berabere kaldı. Gaziantep’in en güçlü tarafı, rakibinin verdiği alana göre oyununu değiştirebilmesi. Orta sahayı daraltıyor, topu kazandığında fazla pas yapmadan kaleye yöneliyor ve rakip savunma yerleşmeden hücumu tamamlamaya çalışıyor.
Gaziantep FK’nin sezonun ilk beş haftasında geliştirdiği 11 karşı atak, bu tercihin tesadüf değil, yerleşmiş bir oyun planı olduğunu gösteriyor. Orhan Ak’ın Kocaelispor’u “atletik ve ne yaptığını bilen bir takım” olarak tanımlaması da hazırlığın merkezine yeşil-siyahlıların koşu gücünü yerleştirdiğini düşündürüyor. Bu nedenle yarın yalnızca topa sahip olanın değil, topu kaybettikten sonra daha çabuk yerini alanın üstünlük kuracağı bir maç bekliyorum.
Karşılaşmanın görünmeyen tarafında Selçuk İnan’ın Gaziantep hafızası bulunuyor. İnan, Mart 2024 ile Mayıs 2025 arasında Gaziantep FK’yi çalıştırdı. Karşısına çıkacak bazı oyuncuların baskı altındaki davranışlarını, kulübün deplasman alışkanlıklarını ve takımın hangi anlarda oyundan düşebildiğini yakından biliyor. Üstelik Gaziantep FK’nin Süper Lig’de deplasmanda art arda üç galibiyet aldığı son seri de onun döneminde yaşandı. Elbette rakibi tanımak maçı kendiliğinden kazandırmaz; fakat doğru soruları sormayı kolaylaştırır. Cevabı yine sahadaki oyuncular verecektir.
Kadro değerleri de karşılaşmaya farklı bir pencere açıyor. Güncel piyasa tahminlerinde Gaziantep FK’nin toplam oyuncu değeri yaklaşık 30,5 milyon avro, Kocaelispor’unki ise 25,9 milyon avro seviyesinde. Bunlar kulüplerin açıkladığı resmî bedeller değil; futbolcuların yaşı, sözleşmesi ve performansı üzerinden oluşturulan tahminler. Bu nedenle rakamları kesin bir güç ölçüsü olarak görmüyorum. Nitekim daha düşük kadro değerine sahip Kocaelispor’un beş hafta sonunda rakibinden bir puan önde bulunması, takım gücünün yalnızca bonservis toplamıyla açıklanamayacağını gösteriyor. Doğru görev paylaşımı, saha içi uyum ve oyuncuların birbirinin eksiğini kapatması bazen milyonlarca avroluk farktan daha değerlidir.
Resmî kadrolar maçtan yaklaşık bir saat önce açıklanacak olmakla birlikte son karşılaşmalar ve mevcut eksikler üzerinden Kocaelispor’un 4-3-3 düzeninde Serhat Öztaşdelen; Dijksteel, Zoukrou, Maglica, Haidara; Show, Sissoho, Berkan Kutlu; Agyei, Gabriel Sousa ve Aye ile başlamasını bekliyorum. Gaziantep FK’nin ise 4-1-4-1’de Tobiasz; Luis Perez, Arda Kızıldağ, Abena, Kerim Çalhanoğlu; Meleke; Gidado, Kozlowski, Maxim, Sorescu ve Halil Dervişoğlu’yla sahaya çıkabileceğini düşünüyorum. Kocaelispor’da tedavi ve hazırlık süreçleri devam eden Jovanovic, Petkovic, Gulliksen ve Rivas’ın forma giymeleri beklenmiyor.
Bu yerleşimde Kocaelispor’un Haidara ve Dijksteel ile sahayı genişletmesi, Show’un savunmanın önünde dengeyi sağlaması, Sousa ve Agyei’nin rakip beklerin arkasına koşular yapması beklenebilir. Ancak iki bekin aynı anda ileri çıkması ciddi bir tehlike yaratır. Gaziantep tam da böyle bir boşluk arayacaktır. Maxim ve Kozlowski ilk pası doğru kullandığında Sorescu’nun sürati, Kocaelispor savunmasını geriye doğru koşturabilir. Bu nedenle ev sahibi hücum ederken geride mutlaka yeterli emniyeti bırakmalı.
Maçın düğümünün ikinci toplarda çözüleceğini düşünüyorum. Kocaelispor ön alan baskısını birlikte yaparsa Gaziantep’in çıkış yollarını kapatabilir. Agyei önde tek başına koşar, orta saha ona eşlik etmezse bu baskı yalnızca boşa harcanmış enerjiye dönüşür. Aynı şekilde ceza sahasına gönderilen her orta hücum sayılmaz. Kanat oyuncularının içeri girmesi, orta sahanın ceza yayı çevresine yerleşmesi ve uzaklaştırılan topların yeniden kazanılması gerekir.
İki takım geçen sezon bu statta karşılaştığında Kocaelispor sahadan 3-0 galip ayrılmıştı. Agyei’nin golüyle başlayan maçta Gaziantep’in ikinci yarının başında on kişi kalması oyunun dengesini değiştirmiş, Serdar Dursun ile Rivas son bölümde farkı büyütmüştü. O skor Kocaelispor’a güven verebilir; fakat yarın için eksiksiz bir ölçü sayılamaz. Bu kez daha temkinli, mesafeleri daha kısa ve ne zaman hızlanması gerektiğini daha iyi bilen bir Gaziantep FK bekliyorum.
Kocaelispor’un önünde yalnızca üç puanlık bir karşılaşma yok. İyi başladığında coşabilen bir takım olmanın ötesine geçip oyun sıkıştığında da çözüm üretebildiğini gösterme fırsatı var. Tribünün görevi her topu ileri istemek değil, takımın doğru anı aramasına yardımcı olmak olmalı. Çünkü Gaziantep’in isteyeceği şey Kocaelispor’un sabırsızlaşması; Kocaelispor’un yapması gereken ise coşkusunu kaybetmeden aklını korumak.
İsmetpaşa’daki 5-2’lik karşılaşmadan bugüne kalan asıl miras da bana göre budur: Geriye düşüldüğünde telaşlanmamak, gol geciktiğinde oyundan vazgeçmemek ve maçın yönünü değiştirecek an gelene kadar sahada kalmak… On dokuz yıl önce tabela Kocaelispor’un sabrını yazmıştı. Yarın yeni statta, yeni oyuncularla aynı karakterin yeniden ortaya çıkıp çıkmayacağını göreceğiz.