Derince’de Öz Kaynak Devrimi: Sertif Gökçe’nin 2 Yılı

16 Mayıs 2026 00:40
Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte, gazetemizin yazı işleri müdürü Süleyman Durak ağabeyimle rotamızı Tahtalı İshakçılar’daki Beşdivan Tesisleri’ne çevirdik. Amaç; Sertif Gökçe’nin görevdeki ikinci yılını değerlendirdiği kapsamlı programa tanıklık etmekti. Açık söylemek gerekirse; sıradan bir basın toplantısından çok, “iki yıllık belediyecilik muhasebesi” havası vardı.

Beşdivan’ın doğayla iç içe atmosferinde yapılan kahvaltının ardından salona geçildi. Ekran açıldı, 'Değişen Derince, Güçlenen Yarınlar' Derince Belediyesi 2. Yıl Tanıtım Filmi başladı. Ancak daha ilk dakikalarda Başkan Gökçe’nin yaptığı vurgu, programın ana fikrini net biçimde ortaya koydu:

“18 dakikada gördüğünüz her projeyi arkadaşlarımla birlikte biz yaptık. Merkezi Hükümet ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin Derince içerisinde yaptığı hiçbir çalışmayı eklemedik.”

Bu cümle aslında sadece bir açıklama değil; aynı zamanda yerel yönetim anlayışına dair güçlü bir siyasi mesajdı.

Çünkü Türkiye’de çoğu zaman belediyelerin yaptığı çalışmalarla merkezi hükümet yatırımları birbirine karıştırılır, hatta bazen başkasının yaptığı iş üzerinden siyasi puan devşirilmeye çalışılır. Sertif Gökçe ise tam tersine, çizgiyi özellikle kalın şekilde çekmeyi tercih etti. “Bu bizim emeğimiz” dedi.

Tanıtım filmi boyunca dikkat çeken en önemli unsur; projelerin büyük beton yığınlarından değil, insan hayatına dokunan sosyal yatırımlardan oluşmasıydı. Kent Lokantası, Senin Yuvan Kreşi, Senin Kafe, sosyal destek projeleri, kültür ve spor yatırımları…

Anlaşılan o ki Derince Belediyesi, son iki yılda “gösterişli bina belediyeciliği” yerine “vatandaş odaklı belediyecilik” anlayışını öne çıkarmaya çalışıyor.

Programın ikinci bölümü ise işin sahadaki karşılığıydı.

Saatler 11.45’i gösterdiğinde hep birlikte DERTAŞ Tarımsal Kalkınma Tesisleri’ne geçtik. Açıkçası birçok kişinin “küçük bir üretim tesisi” diye düşündüğü alanın bugün modern bir süt fabrikasına dönüşmüş olması dikkat çekiciydi.

45 milyon liralık yatırım…

Köylünün sütünü 30 liradan alan sistem…

35 kişilik yerel istihdam…

Ve en önemlisi; bölgede bitme noktasına gelen hayvancılığı yeniden ayağa kaldırma çabası…

Makinenin ilk ağzından çıkan buz gibi 330 ml’lik ayranı içerken, aslında bu yatırımın sadece ekonomik değil, sosyolojik bir anlam taşıdığını da hissettik. Başkan Gökçe’nin şu sözü boşuna değildi:

“Biz bu işe girmeseydik bölgede süt üretimi bitiyordu.”

Bugün üretici kazanıyorsa, köylü yeniden umut taşıyorsa, bunun altında belediyenin doğrudan üretime dokunan yaklaşımı yatıyor.

Ardından rotamız Çenesuyu A.Ş. tesisleriydi.

Derince’nin adeta marka değeri haline gelen Çenesuyu’nda bu kez teknoloji yatırımları ön plandaydı. Yaklaşık 200 milyon liralık yeni makine yatırımıyla üretim kapasitesi saatte 35 binden 55 bine çıkarılmış durumda.

Fakat burada asıl dikkatimi çeken rakamlar değil, yaklaşım oldu.

Türkiye’nin dev market zincirlerinden gelen “Tüm üretimi bize satın” teklifine karşı verilen cevap oldukça netti:

“Önceliğimiz Derince ve Kocaeli halkıdır.”

İşte bu cümle, halkçı belediyeciliğin özeti niteliğindeydi.

Çünkü mesele sadece üretmek değil; üretileni kimin için kullandığınız da önemlidir.

Bugün Derince’de ortaya konulan tabloya baktığımızda şunu görüyoruz:

Bir tarafta tasarruf anlayışı…

Bir tarafta öz kaynak modeli…

Bir tarafta liyakat vurgusu…

Ve diğer tarafta sosyal belediyecilik…

Elbette Derince’nin çözüm bekleyen sorunları hâlâ var. Trafik, kentsel dönüşüm, altyapı ve istihdam konusunda atılması gereken daha çok adım bulunuyor. Ancak şu gerçek inkâr edilemez:

Sertif Gökçe yönetimi, göreve geldiği günden bu yana “enkaz edebiyatı” yapmak yerine, icraat üretmeyi tercih eden bir profil çiziyor.

Bugün Derince’de artık sadece asfalt ya da kaldırım konuşulmuyor.

Üretim konuşuluyor…

Tarım konuşuluyor…

Sosyal destek konuşuluyor…

Kültür ve spor konuşuluyor…

Ve en önemlisi; belediyenin kendi ayakları üzerinde durabilmesi konuşuluyor.

Görünen o ki Derince’de yeni dönemin sloganı artık tek cümlede özetleniyor:

“Başkasının yaptığını anlatmak değil, kendi yaptığını göstermek…”

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X