Los Angeles’ta Son Nefes: 3-2 Los Angeles’ta Son Nefes: 3-2
Los Angeles’a indiğimde gökyüzü bulutluydu. Ama içimdeki ateş, o bulutları delecek güçteydi. İki maçtır 62 şut çekip gol bulamayan, gruptan çıkma şansını çoktan kaybetmiş bir takım… Son maçta ev sahibi ABD’ye karşı ne yapacaktık? Kimse beklemiyordu. Ama Los Angeles’ta, o dev stadyumda, tarihe geçecek bir gece yaşanacaktı.
Stadyuma girdiğimde Türk bayrakları her yerdeydi. Statta bulunan Kocaelispor USA kurucu taraftarı Murat Odabaşı, “Ziya abi, bugün onları yıkacağız” diyordu. Ben de “Belki” dedim. Ama içimde bir umut vardı. Sahaya inen oyuncuları izledim. Arda’nın gözlerinde bir ışıltı… Barış Alper’in yüzünde bir kararlılık… Belki de bu gece farklı olacaktı.
3. Dakikada Şok, 10. Dakikada İntikam
Maç başladı. Daha düdükten 3 dakika sonra ABD’nin kornerinde Auston Trusty boşta kaldı, sert vurdu ve top ağlardaydı. 0-1. Stadyumda çıt yoktu. Yanımdaki Kocaelili amca elindeki bayrağı indirdi, “Yine mi?” dedi. Ama bu kez takım pes etmedi. 10. dakikada Barış Alper, savunma arkasına müthiş bir pas gönderdi, Arda topla buluştu ve soğukkanlı bir vuruşla fileleri havalandırdı. 1-1! O an stadyum patladı. Arda, koşup kenara sarıldı, gözleri parlıyordu. 21 yaşında, Dünya Kupaları tarihinde Türkiye adına gol atan en genç oyuncu olmuştu. İçimden “İşte bu çocuk, bu takımın geleceği” dedim.
Orkun’dan Nefis Gol, Yarımda 2-1
31. dakikada bu kez Orkun Kökçü sahneye çıktı. Arda, Kenan’a, Kenan Eren’e, Eren ceza sahası önünde Orkun’a… Göz alıcı bir pas trafiği, sonunda Orkun’un sert şutu fileleri sarstı. 2-1! İlk yarı böyle bitti. Tribünlerdeki taraftarlar artık haykırıyordu. “Bu takım ölmedi” diyorlardı. Haklıydılar.
49’da Berhalter’den Eşitlik, Pulisic Tehlike Saçtı
İkinci yarıda ABD daha baskılı başladı. 49. dakikada Sebastian Berhalter’in sert şutu Uğurcan’ı geçti ve skor 2-2 oldu. Umutlar yeniden söndü. Ama daha da kötüsü, 58’de Christian Pulisic oyuna girdi. Sakatlıktan yeni çıkan bu adam, sahneye çıkar çıkmaz üç tane tehlikeli pozisyon yarattı. Biri direkten döndü, biri Uğurcan’ın parmaklarının ucundan, bir diğeri az farkla auta. Her pozisyonda yüreğim ağzıma geliyordu. “Bu maçı mı kaybedeceğiz?” diye düşündüm.
90+8: Kaan Ayhan’dan Son Nefes
Maçın uzatma dakikaları oynanıyordu. 90+5’te hala 2-2’ydi. Herkes beraberliğe razı olmuş gibiydi. Ama bu takım farklıydı. 90+8’de Arda ceza sahasına girdi, top Can Uzun’un önüne düştü, Can topu çevirdi ve Kaan Ayhan önünde buldu. Kaan, kayarak topu ağlara gönderdi. 3-2! Los Angeles Stadyumu’nda kıyamet koptu. Türk taraftarlar sahaya inmeye çalışıyordu, güvenlik zor tutuyordu. Ben kalemimi fırlattım, yanımdaki amcaya sarıldım. Adam ağlıyordu. “Bak oğlum, bak” dedi, “Bu takım ölmez.”
Stadyumda Gözyaşları ve Coşku
Maçın son düdüğü çaldığında oyuncular Kaan’ın üzerine yığıldı. Arda, gözyaşları içinde koştu ve taraftarlara selam verdi. Tribünlerde bayraklar dalgalanıyor, “Türkiye, Türkiye” sesleri stadyumu inletiyordu. O an düşündüm… İki maçta 62 şut çektik, gol bulamadık, elendik. Ama bu son maçta, ev sahibini kendi evinde devirdik. 3. dakikada yedik, 10’da cevap verdik. 49’da yedik, 90+8’de cevap verdik. Bu, sadece bir galibiyet değil; bir karakter dersiydi.
Arda’nın Gözyaşları ve Montella’nın Gülümsemesi
Maç sonu basın toplantısında Arda’yı gördüm. Gözleri kızarmıştı. “Bu galibiyet, tüm Türkiye’nin hediyesi” dedi. Montella ise ilk kez iki maçtır o gergin yüzünü bırakmış, hafifçe gülümsüyordu. “Bu takım, son nefese kadar savaşacağını gösterdi” dedi. Haklıydı. Belki gruptan çıkamadık ama bu gece Los Angeles’ta bir destan yazıldı.
Kocaeli’ye Selam, Gururla Veda
Stadyumdan çıkarken yanıma bir grup Kocaelili geldi. Beni Los Angeles'da misafir eden Kocaelispor USA üyelerinden Körfezli Enes Önalan, Metehan ile Başiskeleli ve Konyalı kardeşim Namık “Ziya abi, bu galibiyet bizim” dediler. “Memlekete selam götür.” Götüreceğim hem de nasıl. Kocaeli’ye, İzmit’e, Körfez'e, Başiskele'ye, Gebze’ye, Derbent’e… Bu galibiyet, bizim topraklarımızın asil duruşunun kanıtı.
Los Angeles’ın ışıkları altında otobüse bindim. Arkamda stadyumun ışıkları sönüyordu. Ama içimdeki ateş hala yanıyordu. 24 yıl bekledik, iki maçta elendik. Ama son maçta öyle bir veda ettik ki, kimse unutmayacak.
Son söz: Bu takım ölmez. Ay-yıldızlı formayı giyen her oyuncu, son nefesine kadar savaşır. Arda, Kaan, Orkun, Barış Alper… Hepsi bu gece efsane oldu. Ve biz, Kocaelili hemşehrileriniz, buradayız, ayaktayız, dimdik duruyoruz. Çünkü biz Türk’üz, Kocaeli’yiz.
Haydi Millî Takım, haydi Türkiye!
Ziya Ulaş / Objektif Kocaeli Gazetesi, Los Angeles
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Sanayicinin başkanı mı geliyor? 18 Eylül 2026 Cuma
- Raylar Kartepe'ye Ulaştı 16 Eylül 2026 Çarşamba
- Kazanılan Saygı 14 Eylül 2026 Pazartesi
- İzmit Belediyesi’ne Uzanan Bir Dostluk ve Hizmet Sevdası 12 Eylül 2026 Cumartesi
- Körfez Coştu! 07 Eylül 2026 Pazartesi
- Darıca 1934’ten 3. Lig Yürüyüşü 31 Ağustos 2026 Pazartesi
- İlk Üç Puanın Tadı Başka! 25 Ağustos 2026 Salı
- Şimdi Silkelenme Vakti! 17 Ağustos 2026 Pazartesi
- Körfez Süper Lig'deki İkinci Yılına "Merhaba" Diyor! 15 Ağustos 2026 Cumartesi
- Başiskele’nin Güzel İşler Millet Bahçesi 13 Ağustos 2026 Perşembe