Harikalar Diyarını Nedense Terk Eden Onur Ünlü Harikalar Diyarını Nedense Terk Eden Onur Ünlü

31 Mayıs 2026 13:31
“insan acizdir muhtaçtır çok artistlik yapmamalıdır”Bugün İzmit çocuğu getirdim köşeye, İzmit çocuklarına selamlar! Lise sonda olmalıyım... Çokça duyduğum biri Onur Ünlü; büyük çıkışı bizim evde bile hafif bekleniyor... Çok yakın değil sanırım ama ailesi bizim evde tanınıyor... İdeallerinin peşinde mi, serserilik mi ediyor uzaktan bakınca tam anlaşılmıyor sanırım ya da ben o yaşta, yetişkin birinin serserilik etmesi ihtimalinden çok hoşlanıyor ve böyle olmasını diliyorum...

Derken Polis geliyor! “Aaa Engin Benli’yle Ragıp Savaş da oynuyormuş”, “Uuu Haluk Bilginer de varmış”, tek tek saymayayım şimdi, Özgü Namal, Sermiyan Midyat, Emre Karayel falan derken çoğunu görür görmez tanıdığımız şiir gibi bir kadro var perdede! İşte bu! İşte Onur Ünlü’nün arada kulağıma çalınan büyük çıkışı bu olmalı diyorum! Sanırım olmuyor... Çok severim filmi bu arada, biraz eskidi, izlemeyen varsa uzun uzun konuşuruz belki bir ara... Güneşin Oğlu, Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi başta olmak üzere bayıldığım, tümüne kefil olamayacak olsam da, dalgalı kariyerinin bir kısmına hayran olduğum bir yönetmen ve senarist oldu Onur Ünlü... Şairliğini de severim bu arada... Her evimin duvarına, yerleştikten hemen sonra, minicik yazılır: “Ayakkabılarını kapımın önünde görmek istiyorum!” Kalanını duvara eklemem ama arada bir görünce tekrarlarım içimden: “çünkü bu,/ seni seviyorum içine nal salmak demektir./ ve hareketinin bana durduğunu akla uydurur./ oysa seni sevmem toplumu meşru kılar/ ve gitmen beni dile indirger sevgilim.”


Kendilerine verdikleri isimle Afili Filintalar’ın bir üyesiydi Ünlü, Alper Canıgüz ve Murat Menteş başta birçok sevdiğim isim de bu gruba dahildi... Afili Filintalar’ın sitesi, benim şahsi harikalar diyarımdı, okumayı çok sevdiklerimin blogları diyebiliriz konsept için... Hatta iyi hatırlıyorum, tüm kadronun stencil efektli görsellerinin sıralandığı site banner’ında Onur Ünlü’nün ceketinin üstünden görünen kırık kalbine tıklayarak ulaşıyorduk Ah Muhsin Ünlü’nün yazılarına... Afili bir filinta ve belli ki romantik bir serseriydi...

Benim şahsi seyir defterimde, “Onur Ünlü’nün yeni filmi geliyor/geldi” önemli bir uyarandı, zannediyorum Cingöz Recai’ye kadar da böyleydi... Açıkçası “ne görmeyi hayal ediyorsun da, biz şu an bu filme gidiyoruz” tipi eleştirileri göğüsleyerek, hemşehrim çekmiş, vardır görülecek bir şeyler özgüveniyle aldım sinemada yerimi... Yine aynı özgüvenle ekledim; “Sen Aydınlatırsın Geceyi izlemek için İstanbul’a da gitmeyecektik size kalsa...” Ben ne olsa, Onur Ünlü bir şeyler ekler sanmıştım, küçük bir göz kırpar, en ticari işe bile kendini gizler sanmıştım doğrusu... Ben yanılmışım... Sonra da yavaş yavaş takip etmeyi bıraktım... Size de oluyor mu bilmem... Ben Cingöz Recai’yi mesela, bir başkası çekmiş olsa, onun ikinci filmini izlerdim, Onur Ünlü Cingöz Recai’yi çekince, onu bir daha izlemek istemedim...

Fakat bunlar ayrılık anına dair anılar... Ayrılığa gelene kadar o kadar çok heyecanlandırdı ki beni... O kadar çok “evet ya, tam öyle, bence de, kesin” dedim ki, o kadar çok kıskanarak, bunu nasıl böyle anlatabildiğini merak ettim ki... Ben mutlaka döneceğini umuyorum, döneceğini hayal ediyorum, kahkaha attığım bir yere yumruk mahiyetinde yerleştireceği hıçkırıklı gözyaşımı bekliyor, Haluk Bilginer’den bas bas bağırtarak Ülkü Tamer’i dinleme keyfimizi icat ettiği o güne saygı duyuyorum...

Absürde, absürd anlatıya dair bence gayet özgün bir bakışı var Ünlü’nün... Fakat belki de bir yerde, absürdle anlatmak, gerçeği amaç için bir nevi sulandırmakla, gerçeği sulandırmak birbirine karışıyordur... Bilemiyorum, çok dışarıdan görüyor, seyirci olarak eşliğimle yorumluyorum... Yazayım istedim çünkü Onur Ünlü’yü pek özledim... Sevdiğim Onur Ünlü’yü özledim... Hem değil mi ki bir Kocaeli gazetesindeyiz, bir İzmitli’nin bir başka İzmitli’yi anlatmasından daha doğal ne olabilir değil mi? Bir alıntıyla başladım bir alıntıyla kapatalım...

benim annem öldüğünde ben küçücük değildim,/ zaten şanslı birisi de değilim, filmlerim iş yapmaz./annem daha yeni öldü fazla uzaklaşmış olamaz!

Tekrar görüşene dek,
Sevgi-ler!

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X