Ama Arkadaşlar İyidir! Ama Arkadaşlar İyidir!

26 Haziran 2026 18:47
Karakterler ve arkadaşları üzerine düşünüyorum birkaç gündür... Arkadaşlık çok değer verdiğim bir şey benim, hatta bazen biraz fazla oluyor sanırım... İhmal etmek, edilmek mesela, hak ettiğinden daha fazla yer kaplıyor hayatımda...

Ahkâm Masası’nda Yaprak Dökümü’nden Fikret’i konuştuğumuz bir bölüm hazırladım bu hafta... Fikret’ten konuşurken de onun çok uzun süren arkadaşsızlığının karakter üzerindeki etkisi özellikle dikkatimi çekti... Fikret’in sosyal çevresi gayet kalabalık olmasına rağmen belirgin yalnızlığının altı tam burada çiziliyor öyle değil mi? O bir evlat, bir abla, bir kardeş, bir eş, bir komşu... Fikret birçok şey ama kimsenin arkadaşı değil... Hiç arkadaşı olmayan biri olmayı hayal edemiyor, etmek de istemiyorum doğrusu...

 

Bir karakteri yalnız bırakmanın en sert yolu bu galiba... Ailenin ayrık otu olmak, birinin sevgilisi olmak, birinin eşi olmak kuşkusuz sık gördüğümüz ilişki örüntülerini temsil ediyor... Arkadaşsız olduğunu fark etmiyoruz bile ama karakterin... Şöyle bir düşünelim, kimin arkadaşı var diye aramaya çıkalım, o kadar az ki... Bir arkadaşlık tragedyası olarak Ezel’i düşünebiliriz... Ömer’in, Cengiz’i affedebileceğini düşündüğümüz o anların temelinde arkadaşlığa duyduğumuz safça güven var aslında. Hem affetmesin istedik, hem de “benim Cengiz” dediğinde bir an biz de duraksamadık mı sanki? Ömer’in asıl öfkesinin, elinden alınan bu pozisyonlara olduğunu düşünürüm ben... Evet, hayatını çaldılar fakat onun arkadaşlarını çaldılar asıl... Güven duygusunun yanında gitti yıllarca emek verdiği o ilişkiler...

Arkadaşı olan karakter eksikliği hissediyorum televizyonda, Bihter de yalnızdı, Leyla da, Necla da... Daha eskiye gidince arkadaşlar beliriyor, Mazhar’ın Müfit’i vardı mesela... Bir noktada televizyonda arkadaş değil de, potansiyel hain izlemeye başladık sanki ve ben bundan pek hoşlanmıyorum doğrusu... Elbette en güvendiğin yerden gelen ihanet gibisi yoktur dramatik açıdan, kabul ediyorum bunu ama çok yalnız insanlar izlemiyor muyuz bir süredir? Ne olursa olsun güvenilecek insan eksiği var ekranda... Ya da hayatta var ve ekrana yansıyor bu... Arkadaşlar seçtiğimiz ailemiz değil miydi? Öyleydi ve bu güzeldi... Elbette drama, rutinin, iyinin bozulduğu yerden başlıyor fakat şu karakterlerin kendini rahat bırakabildiği, güvendiği biri olmalı bence...

 

Bilmiyorum ne dersiniz? Bu arkadaşsız ve yapayalnız karakterler benim gerçekten içimi parçalıyor... Canım arkadaşlarıma iyi ki varsınız demek için de bir vesile olsun bu, neyi doğru, neyi yanlış yaptım tam bilmiyorum ama varlıkları gözlerimi dolduran harika arkadaşlarla ödüllendirildim bu kesin... Umarım herkesin bir çöp poşeti gibi hissettiğinde koltuğunda yatabileceği, her gözyaşının içinden bir kahkaha çıkarabilecek arkadaşları vardır... Karakterlerin de olur umarım, sosyal ilişkileri zayıflatılmış bir karakteri izlemekten pek keyif almıyorum sanırım ve önce iş, sonra arkadaşlık ayrıldı ortamdan, aşktan, intikamdan başka derdi olmayan karakterler izler olduk...

Arkadaşlar iyidir, gereklidir, pek değerlidir, sözün özü böyle... Karakter ya da insan ihtiyaç duyuyor buna. Tüm arkadaşlarımı öpeyim, bir de “arkadaş yazın arkadaş” diyerek ayrılayım iyisi mi... Bir karakteri, karşısında gardını indirdiği, 'kimse' olmak zorunda kalmadığı bir arkadaşı olmadan yazmak, onu sadece bir çatışma makinesine dönüştürmektir. Karakterin nefes alacağı, 'gerekçesiz' bir dostluğu yoksa, o karakterin gerçekliğini nasıl sorgulayabiliriz ki?

 

Tekrar görüşene dek,
Sevgi-ler...

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X