BİR KENTİ SEVMEK BİR KENTİ SEVMEK
“İlkemiz: Önce Kocaeli, Daima Doğruluk
İmtiyaz sahibi olarak şunun teminatını veriyorum: Bu mecrada her sese yer var, ancak yalana ve manipülasyona asla yer yok. Bizim rotamızı; bu şehrin sokakları, esnafın alın teri ve vatandaşın beklentileri belirleyecek.
Bağımsızız: Gücümüzü sadece siz okurlarımızdan alıyoruz.
Cesuruz: Kamu yararı olan her meselede kalemimizi sakınmayacağız.
Şeffafız: Haberin mutfağında ne varsa, sofranıza da onu taşıyacağız.”
Bu sözlerin özetini almış olmalısınız. Öylesine, boşu boşuna, laf ola beri gele diye söylenmiş sözler değil bunlar. Hele gazeteciyseniz hiç değil çünkü yazdıklarınız sizin imzanızdır ve bir gün bir yerlerde çıkar karşınıza.
Önce şunu söylemeliyim; belediye yönetimi olarak “Kocaeli Büyükşehir” adını taşıyoruz. Ne ki, o kadar büyük bir kent değiliz aslında. Türkiye’nin sanayisinde, ekonomisinde önemli bir yerimiz var olmaya var da, yüzölçümü olarak, yaşayan insan sayısı olarak çok büyük değiliz. Giderek azalmaya başlasa da, İzmit’te bir günde aynı insanı birkaç görme olasılığınız oldukça yüksektir.
Öyleyse!
Gezerken, konuşurken ve yazarken dikkatli olmalısınız. Ziya Ulaş’ın söylediği budur, söyledikleri kendisini de biz diğer yazarları da bağlar.
Olaya böyle bakmak için önce yaşadığınız bu kenti, İzmit’i, Kocaeli’yi sevmeniz gerekir ama değil mi? Kaldı ki Kocaeli, İzmit ya da diğer ilçeleri, köyleri sevilmeyecek bir yer asla değildir. Dünyanın en güzel yerlerinden biridir dersem yanlış yapmış olmam.
İlk yazımı yazdığımda, bu köşede sanata, şiire de yer verebileceğimi söylemiştim hatırlarsanız. Şimdi oraya geldik işte ve bugün bir şiirimi bırakıyorum sizlere. Dilerim gününüzün güzel geçmesine küçük bir katkım olur…
BİR KENTİ SEVMEK
Bir kenti adam gibi seveceksin.
Caddesi, sokağı
toz çamur demeyeceksin
kentin dili vardır,
kanı vardır, canı vardır,
iyi bileceksin.
Ağacını, çiçeğini seveceksin,
dağını, denizini.
Baktığında iyi tanıyacaksın,
ayıracaksın birbirinden
at iziyle it izini.
Bıçkınını, beyefendisini,
orospusunu, hanımefendisini,
ayırmayacaksın yerine göre,
seveceksin,
herkesi oturtacaksın yakıştığı yere.
Sabahını seveceksin kentin,
akşamını da;
sokak köpeklerinin cirit attığı.
Yıldızlı otellerini de,
parklarını da seveceksin;
banklarında evsizlerin yattığı.
Dindarını seveceksin kentin,
dinsizini de.
Ayyaşını, kadehini,
rakısını da seveceksin
ve asla ama asla,
kentin aklı mı var demeyeceksin.
Sözün özü o ki;
bir günlük ayrılıklarda bile,
yaşadığın kenti,
bir kadını,
sevgiliyi özler gibi özleyeceksin…
- Toplam 1 yorum
FUAT 14:07 - 19 Şubat 2026
Memmeketin birçok konuda kutuplaştığı bir dönemde, böylesine dokunaklı ve birleştirici şiiriniz için, kaleminize ve yüreğinize sağlık. Teşekkürler Ruhan ODABAŞ
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- KEŞKE!.. 16 Eylül 2026 Çarşamba
- İZMİT'İ ARAMAK 16 Eylül 2026 Çarşamba
- LÜTFÜ OBUZ İLE KISA BİR SOHBET 15 Eylül 2026 Salı
- İNCİR AĞACI MESELESİ 13 Eylül 2026 Pazar
- KILIÇDAROĞLU ÜSKÜDAR’I GEÇTİ 10 Eylül 2026 Perşembe
- AYŞE ÖĞRETMENİM 07 Eylül 2026 Pazartesi
- UTANMAK 05 Eylül 2026 Cumartesi
- ÖZGÜR ÖZEL’İ DİNLERKEN 03 Eylül 2026 Perşembe
- EĞİTİM SORUNUNU NASIL ÇÖZECEKLER 01 Eylül 2026 Salı
- 30 AĞUSTOS’U KUTLAMAK 30 Ağustos 2026 Pazar