AMATÖRÜN SESİ, MEMLEKETİN GELECEĞİ TASKK NEDİR ?
Futbolu çoğu zaman büyük statların ışıkları altında konuşuyoruz. Transferleri, milyonları, şampiyonlukları tartışıyoruz. Oysa bir de hafta sonu erkenden evden çıkan çocukların, antrenmana yetişen gençlerin, takımını deplasmana götürmek için uğraşan kulüp yöneticilerinin futbolu var. Tribünü küçük, emeği büyük bir dünya…
Murat Aydın ile Mithat Ağa’nın TASKK’da üstlendikleri görevleri duyunca aklıma önce bu dünya geldi.
3 Ekim’de Ankara’da yapılan Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu’nun genel kurulunda Şener Aydın yeniden başkan seçildi. Kocaeli ASKF Başkanı Murat Aydın Yönetim Kurulu asil üyeliğine, Futbol İl Temsilcisi Mithat Ağa da Disiplin Kurulu asil üyeliğine seçildi. Her ikisini de gönülden kutluyorum. Bu görevlerin Kocaeli’nin birikimini Türkiye’nin amatör sporuna taşıyacak önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum.
Peki, TASKK nedir, neden önemlidir?
Adı biraz uzun, anlattığı ihtiyaç ise çok tanıdık: Birlikte hareket etmek.
1980 yılında kurulan Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu, amatör kulüplerin sesini ülke çapında duyurmak için var. Kulüpler illerindeki Amatör Spor Kulüpleri Federasyonlarında, yani ASKF’lerde bir araya geliyor. Bu federasyonlar da TASKK çatısı altında buluşuyor. Son genel kurula ilişkin Burdur ASKF açıklamasına göre konfederasyonun 80 üye federasyonu bulunuyor. Bu sayının arkasında kulüpler, sporcular, antrenörler, aileler ve gönüllülerden oluşan kocaman bir spor dünyası var.
TASKK yalnızca futbolla ilgilenmiyor; bütün amatör spor dallarını kapsıyor. Ancak futbol, bu yapının günlük hayatta en çok karşılaştığımız yüzü.
Büyüklüğünü anlamak için iki rakam yeterli. TFF, Eylül 2025’te Türkiye’de 6 bin 700 amatör futbol kulübü bulunduğunu, önceki sezonda yaklaşık 120 bin karşılaşma oynandığını açıkladı. Bunlar konfederasyonun üye sayıları değil; amatör futbolun ne kadar geniş bir alana yayıldığının göstergesi.
Her maçın arkasında da görünmeyen bir hazırlık var. Forma bulunacak, ulaşım ayarlanacak, lisans işlemleri tamamlanacak, saha hazırlanacak. Biz kenardan doksan dakikayı izlerken birileri günlerdir o maç için uğraşıyor.
TASKK ve ASKF’ler tam bu noktada önem kazanıyor. TFF ile işbirliği içinde liglerin ve gençler şampiyonalarının düzenlenmesine katkı veriyor, lisans işlemlerine destek oluyor, kulüplerin ihtiyaçlarını ilgili kurumlara ulaştırıyor. Belediyelerle, spor teşkilatıyla ve diğer kuruluşlarla amatör spor arasında bağ kuruyor.
Bir kulübün tek başına anlatmakta zorlandığı mesele, ortak bir talep hâline geldiğinde daha güçlü duyuluyor. Ben TASKK’nın asıl değerini burada görüyorum.
Murat Aydın’ın yönetimde yer alması da bu yüzden kıymetli. Kocaeli’de sahadan gelen taleplerin, yaşanan deneyimlerin ve çözüm önerilerinin ülke düzeyindeki çalışmalara taşınması için bir imkân doğuyor. Mithat Ağa’nın konfederasyonun kendi disiplin kurulunda üstlendiği görev ise bu yapının güvenilir ve tarafsız işleyişi bakımından önem taşıyor. Bu kurulun, maç cezalarını değerlendiren TFF disiplin kurullarından ayrı olduğunu da belirtelim.
Elbette göreve seçilmek sevindirici. Bu sevincin sahadaki karşılığını görmek ise daha da güzel olacak.
Benim beklentim, kulüplerin önünü daha rahat görebildiği bir düzen. Sezona başlayan bir yönetici, ulaşım ve malzeme desteğinin ne zaman, hangi şartlarda geleceğini bilmeli. Her hafta otobüs parasını düşünürken gelecek yılın altyapısını kurmak kolay mı? Gönüllülerin emeği, düzenli ve adil desteklerle güçlenmeli.
Sonra çocuklara bakmalıyız. Kaçının lisans çıkardığını sayıyoruz; kaçının futbolu bıraktığını da merak etmeliyiz. Bir çocuk antrenmana gelmiyorsa sebebi ne? Yol mu uzak, masraf mı ağır, okul saatleri mi uymuyor? O çocuğun neden uzaklaştığını öğrenmek, bazen yeni bir takım kurmak kadar önemlidir.
Üstelik her çocuk profesyonel futbolcu olmayacak. Ama bir takımın içinde sorumluluk almayı, arkadaşına güvenmeyi, yenildiğinde yeniden ayağa kalkmayı öğrenebilir. Amatör sporun kazancı, transfer haberlerine sığmayacak kadar büyüktür.
Bu fırsattan kız çocukları ve engelli sporcular da yararlanabilmeli. Ailenin geliri, çocuğun spor yapıp yapamayacağını belirlememeli. Sahaya çıkabilmek, yeteneğini gösterebilmenin ilk şartıdır.
Tesislere de bu gözle bakmalıyız. Bugünün ihtiyacını karşılarken on yıl sonra hangi mahallede kaç çocuğun spor yapmak isteyeceğini düşünmeliyiz. İşleyen düzeni koruyup büyüyen nüfusa hazırlık yapmalıyız. TASKK, illerden gelen bilgileri bir araya getirerek yatırımların doğru yerlere yönelmesine katkı sunabilir. Zamanında yapılan bir saha, yıllarca nice çocuğun hayatında yer eder.
Bir de o sahanın içindeki hava var. Çocuk hata yapmaktan korkmamalı. Antrenör kendini geliştirebilmeli. Hakem güvende olmalı. Aile, çocuğunu gönül rahatlığıyla spora gönderebilmeli. Futbol sevgisinin büyüyeceği ortam böyle kurulur.
Bütün bunlar için büyük sözlerden önce açık hedeflere ihtiyacımız var. Sezon sonunda kaç kulübün yükü hafiflediğini, kaç çocuğun spora devam ettiğini, hangi ihtiyacın çözüldüğünü görebilmeliyiz. Yapılan iş görünür oldukça güven de dayanışma da büyür.
Kocaeli’nin bu süreçte söyleyecek sözü, paylaşacak deneyimi olduğuna inanıyorum. Burada işe yarayan bir uygulama başka bir şehirdeki kulübün işini kolaylaştırıyorsa, temsil görevini yerine getiriyor demektir. Amatör sporun gücü, birbirinin derdini anlayan insanların omuz omuza verebilmesindedir.
Murat Aydın’ı ve Mithat Ağa’yı bu duygularla tebrik ediyor, görevlerinde başarılar diliyorum. Şener Aydın’a ve bütün çalışma arkadaşlarına da amatör sporun emeğini büyütecek bir dönem temenni ediyorum.
Dilerim Ankara’da alınan kararların karşılığını, sezonu tamamlayabilen bir kulüpte, antrenmana yeniden gelen bir çocukta, ışıkları yanan bir mahalle sahasında görürüz.
Çünkü futbolun geleceği, bugün o sahaya çıkan çocukların ayaklarında yükseliyor.
Onların hayali büyük. Bize düşen, o hayale yer açmak.