BEŞİKTAŞ-KOCAELİSPOR MAÇI LİG DURDU, KOCAELİSPOR DURMADI
Millî araya girerken Kocaelispor ile Beşiktaş’ın hanesinde aynı puan vardı: 12. Altı maçta dörder galibiyet, ikişer yenilgi…
11 Ekim Pazar günü saat 19.00’da Tüpraş Stadyumu’nda karşılaşacak iki takımın başlangıç noktası bu. Ben bu tabloyu önemsiyorum. Kocaelispor, İstanbul’a ilk haftalarda kazandığı özgüvenle gidiyor. Şimdi o özgüvenin zorlu bir deplasmanda nasıl bir oyuna dönüşeceğini göreceğiz.
Ancak aradan geçen günleri yalnızca dinlenme süresi olarak değerlendirmek doğru olmaz. Kocaelispor’da kimi oyuncu millî takımında maça çıktı, kimi sakatlığını atlatmaya çalıştı, kimi yeniden takım antrenmanına katıldı. Selçuk İnan’ın önündeki mesele, farklı hazırlık süreçlerinden geçen bu oyuncuları birbirini tamamlayan bir takım hâlinde sahaya çıkarabilmek.
Serhat Öztaşdelen, 6 Ekim’de Macaristan ile golsüz berabere kalan Ümit Millî Takım’ın kalesindeydi. Gonçalo Sousa ise Portekiz U20 takımının Polonya, İsviçre ve Çekya karşılaşmalarında görev alarak döndü. İkisinin de bu arayı maç oynayarak geçirmesi değerli. Genç oyuncular için başka bir takım düzeninde sorumluluk almak, kulüplerine taşıyabilecekleri önemli bir deneyim.
Serhat’ın durumu, Jovanovic’in takım çalışmalarına dönmesiyle birlikte ayrıca dikkat çekiyor. Ben bu karşılaşmada kalede Serhat ile devam edilmesinden yanayım. Maç ritmini koruyan genç kalecinin, millî takım dönüşünde de sorumluluk almasını tercih ederim. Elbette kaleci seçimi tek başına düşünülemez. Önündeki savunmayla iletişimi ve baskı altında oyunu nasıl başlatacağı da bu tercihin bir parçası.
Savunmada ise sağlık durumları nedeniyle dikkatli davranmak gerekiyor. Kulübün 6 Ekim açıklamasında Maglica’nın tedavisinin sürdüğü, Dijksteel ve Baku’nun bireysel saha çalışmalarına başladığı belirtilmişti. Jovanovic, Rivas, Gulliksen, Muharrem Cinan, Agyei ve Ayé ise takım çalışmalarına dönmüştü. Bu bilgilerden hareketle, Maglica ve Dijksteel’in oynayabilecekleri kesinleşmeden bir başlangıç planı kurmayı daha doğru buluyorum.
Yeni bir sağlık ya da ceza engeli bulunmaması şartıyla, benim 4-3-3 düzenindeki tercihim şöyle olur: Kalede Serhat; savunmada sağdan sola Uğur Kaan Yıldız, Onur Öztonga, Emir Ortakaya ve Muharrem Cinan; orta sahada Show, Susoho ve Berkan Kutlu; hücumda Agyei, Ayé ve Gonçalo Sousa. Bu, açıklanmış maç kadrosu değil; eldeki bilgilerle benim sahada görmek istediğim on bir.
Onur ile Emir’i savunmanın merkezinde düşünürken, önlerindeki üçlünün desteğini özellikle önemsiyorum. Show’u savunmanın önünde, Susoho ile Berkan’ı onun iki yanında kullanarak merkezde birbirine yakın bir takım kurmak isterim. Beklerden biri hücuma katıldığında diğerinin daha temkinli kalması, top kaybında savunmanın dengesini korumaya yardımcı olabilir.
Hücumda Agyei ile Sousa’dan beklentim, yalnızca top ayaklarına geldiğinde etkili olmaları değil. Rakip bekleri takip etmeleri, top kazanıldığında ise Ayé’yi yalnız bırakmadan ileri çıkmaları gerekiyor. Agyei’nin fiziksel durumu başlangıç için yeterli görülmezse Metehan Altunbaş’ı düşünürüm. Muharrem’in hazır olmaması hâlinde ise Uğur Kaan’ı sola, Tayfur Bingöl’ü sağ beke almayı bir seçenek olarak değerlendiririm. Dijksteel için tam hazır olduğuna ilişkin olumlu rapor gelirse, savunma tercihi de yeniden ele alınabilir.
Bunları söylerken sakatlıktan dönüşün yalnızca antrenmana katılmakla tamamlanmadığını unutmuyorum. Gulliksen ve Rivas gibi isimlerden, hazır oldukları ölçüde maçın ilerleyen bölümünde yararlanılabilir. Selçuk İnan’ın ilk on bir kadar, değişikliklerin zamanını da iyi hesaplaması gerekecek.
Bu hesabın karşı tarafında, millî araya Amedspor deplasmanındaki 3-2’lik yenilgiyle giren Beşiktaş var. Maç öncesi haberlerde öne çıkan muhtemel kadro; Nübel; Murillo, Agbadou, Emirhan Topçu, Rıdvan Yılmaz; Salih Özcan, Orkun Kökçü, Olaitan; Cerny, Vlahovic ve Trossard şeklinde. Bu da kesinleşmiş on bir değil. Ancak Kocaelispor’un hazırlığını, rakibin güçlü hücum seçeneklerini kullanabileceği ihtimali üzerinden yapması gerekir.
Amedspor karşılaşmasını bu nedenle değerli bir örnek olarak görüyorum. O maçtan benim çıkardığım ders, Beşiktaş’ın orta sahasına rahatlık vermemenin ve kazanılan topları doğru kullanmanın önemi. Yine de Diyarbakır’daki oyunu olduğu gibi İstanbul’a taşımayı bekleyemeyiz. Kocaelispor, kendi oyuncularının özelliklerine uygun bir planla hareket etmeli.
Benim ilk bakacağım yer, Show, Susoho ve Berkan’ın rakibin merkezdeki pas bağlantılarına ne kadar müdahale edebileceği olacak. Orkun’un rahatça yüzünü kaleye dönmesi, Olaitan’ın savunmayla orta saha arasındaki boşluklarda top alması önlenmeli. Bunun yolu da yalnızca bire bir takipten geçmiyor. Öndeki oyuncu baskıya giderken arkasındaki arkadaşları yerinde kalırsa takımın boyu uzar, kapatılmak istenen alan büyür. Baskının işe yaraması için herkesin aynı anda hareket etmesi gerekir.
Top kazanıldıktan sonraki tercih de en az topu kazanmak kadar önemli. Her topu aceleyle ileri göndermek, kısa süre sonra yeniden savunmaya dönmek anlamına gelebilir. İlk pası doğru yere vermek ve pası alan oyuncuya destek olmak gerekiyor. Agyei ile Sousa’nın koşularından yararlanılacaksa, o koşuları görecek oyuncunun da başını kaldırmasına fırsat yaratılmalı.
Kocaelispor’un son beş lig maçında dört galibiyet alması, yedi gol atıp yalnızca iki gol yemesi umut veriyor. Bu sonuçlar, İstanbul’a çekinerek gitmeyi gerektirmiyor. Ancak rakibin hücum gücü karşısında bütün yükü savunmaya bırakmak da doğru olmaz. Beşiktaş’ı kendi kalesini düşünmeye zorlamak, Kocaelispor savunmasına nefes aldıracaktır.
Duran toplar da aynı bütünün parçası. Beşiktaş’ın cumartesi günkü son antrenmanını duran top çalışmasıyla tamamlaması, bu konuya verdiği önemi gösteriyor. İlk topu uzaklaştırmak kadar, dönen topu karşılamak ve ceza alanı çevresini boş bırakmamak da önemli. Doksan dakika boyunca gösterilen emeğin bir anlık dalgınlıkla boşa gitmemesi gerekiyor.
Bütün bu hazırlıkların arasında hoşuma giden bir başka ayrıntı vardı. Selçuk İnan, Onur Öztonga ve Onurcan Piri, kitap fuarında çocuklarla buluştu; kitap imzaladı, birlikte animasyon izledi. Futbolcuları yalnızca antrenman fotoğraflarında görmeye alışınca, böyle buluşmaların değerini bazen gözden kaçırıyoruz. O çocuklar için karşılarında duran kişi, gönül verdikleri takımın formasını giyen bir kahraman.
Pazar akşamı sahaya çıkacak Kocaelispor, o çocukların da heyecanını taşıyacak. Bu duygunun sahadaki karşılığı; soğukkanlılık, yardımlaşma ve sorumluluk almak olmalı. Ben Selçuk İnan’ın takımından gerektiğinde birlikte savunabilen, fırsat bulduğunda hücuma yeterli oyuncuyla çıkabilen, topu kaybettiğinde yeniden düzenini kurabilen bir oyun bekliyorum.
Millî ara boyunca herkes kendi hazırlığını yaptı. Şimdi İstanbul’da, birbirinin oyununu tamamlamanın zamanı.