KAZANMANIN İKİ YÜZÜ
23 Ekim 2026 23:35

ALANYA’DA KAZANMANIN İKİ YÜZÜ

Futbolda bazen aynı maçın içinde iki ayrı akşam yaşarsınız. İlkinde gözünüz rakip kalededir, ikincisinde saate daha sık bakmaya başlarsınız. Kocaelispor’un Alanya’da 2-1 kazandığı karşılaşma, biraz da böyle bir hikâye bıraktı geride. İlk yarıda bulunan iki gol, ikinci yarıda korunması gereken bir üstünlüğe dönüştü. Son düdük geldiğinde sevincin yanında derin bir nefes de vardı.

Hicri Uluçay Tüm haberleri

Beşiktaş ve Göztepe yenilgilerinden sonra bu galibiyetin değeri büyük. Kocaelispor puanını 15’e yükseltirken üst üste üçüncü mağlubiyetin doğuracağı sıkıntıyı da önledi. Ancak bir maçın bize anlattıkları, puan cetveline yazılan rakamdan fazladır. Alanya’da hem önümüzdeki haftalara taşınması gereken işler vardı hem de üç puanın sevinci içinde unutulmaması gereken uyarılar.

Maç önü yazımda Petković’in yokluğunda hücum bağlantısının nasıl kurulacağı üzerinde durmuştum. Selçuk İnan ileri uçta Ayé’yi tercih etti. Goller ise Berkan ve Baku’dan geldi. Bir orta saha oyuncusuyla bir kanat oyuncusunun skora katkı vermesi, bu karşılaşmanın en değerli taraflarından biriydi. Çünkü santrforunuz eksikse çözümü yalnızca onun yerine oynayan futbolcudan bekleyemezsiniz. Hücuma katılanların da sorumluluk alması gerekir.

27. dakikada Rivas’ın sol taraftan gönderdiği topu Berkan’ın gelişine vurarak ağlara yollaması, bunun somut karşılığıydı. Rivas’ın ortası kadar Berkan’ın ceza sahasında bulunması da önemliydi. Kenardan getirilen top, içeride karşılığını buldu.

Biz çoğu zaman ortanın iyi olup olmadığını konuşur, ceza sahasına kaç oyuncuyla ve nasıl girildiğini ikinci plana atarız. Oysa orta saha hücuma yetişemediğinde, ilerideki futbolcu savunmacıların arasında yalnız kalır. Berkan’ın golü, orta saha desteğinin skoru nasıl değiştirebildiğini gösterdi. Bu desteği sürekli hâle getirmek, Kocaelispor’un hücum gücünü artıracak başlıca unsurlardan biri.

42. dakikadaki ikinci golde bu kez duran top değerlendirildi. Kornerde ön direkte Ayé’nin aktardığı topu Baku tamamladı. Ayé’nin adı golü atanlar arasında yoktu ama golün hazırlanmasında payı vardı. Santrforu değerlendirirken yalnızca kaç gol attığına bakmanın neden yetersiz kaldığını böyle pozisyonlarda daha iyi anlarız. Bazen arkadaşını golle buluşturan tek bir dokunuş, uzun uzun anlatılan mücadeleden daha somut bir katkıdır.

Kocaelispor iki golü de farklı oyuncuların birbirini tamamlayan katkılarıyla buldu. Birinde kenardan gelen topa orta saha oyuncusu yetişti, diğerinde santrforun hazırladığı topu kanat oyuncusu bitirdi. Benim ilk yarıdan çıkardığım en olumlu sonuç bu: Gol yükünün paylaşılması, eksiklerin etkisini azaltabilecek bir imkân sundu.

Fakat devreyi iki farklı önde kapatmakla maçı kazanmak arasında hâlâ oynanacak bir ikinci yarı vardı.

Pereira, devrede Maestro, Enes Keskin ve Cédric’i oyuna alarak üç değişiklik yaptı. Bu müdahalenin erken karşılığı da geldi. Enes Keskin’le gelişen hücumda Ruan, 52. dakikada farkı bire indirdi. Böylece Alanyaspor, beraberliği aramak için önünde uzun bir süre buldu.

Burada yalnızca yenen gole bakmamak gerekir. Rakip teknik adam devrede takımına müdahale etmiş, oyuna yeni oyuncular sokmuştu. Böyle anlarda ilk yarıdaki eşleşmelerin, takiplerin ve yardımlaşmanın yeniden düzenlenmesi gerekir. İyi geçen bir ilk yarının devamı, kendiliğinden gelmez.

Kocaelispor için de maçın bundan sonraki meselesi, üstünlüğü korurken rakibin baskısını nasıl azaltacağıydı. Savunma yapmak, yalnızca kalenin önünde çoğalmak değildir. Kazanılan topu takımda tutabilmek, ileride bir arkadaşına ulaştırabilmek ve savunmanın öne çıkmasına zaman kazandırmak da savunmanın parçasıdır. Topu her kazandığınızda kısa sürede yeniden kaybederseniz, rakibin hücumunu durdursanız bile baskısını bitiremezsiniz.

Selçuk İnan’ın son bölümde Maglica’yı oyuna almasını, savunmayı sağlamlaştırma tercihi olarak okuyorum. Ancak bir değişikliğin değerlendirmesi, yalnızca maçın kazanılıp kazanılmadığına bırakılamaz. Kazanırken de hangi bölümde zorlandığınızı, hangi tercihin takımı rahatlattığını konuşabilmelisiniz. Futbolda en faydalı değerlendirme, üç puanın huzuruyla yapılabilendir.

Serhat’ın hakkını da burada teslim etmek gerekir. 71. dakikada Cédric’in kafa vuruşunda, 84. dakikada Omar Ben Ali’nin şutunda gole izin vermedi. İlk yarıda atılan goller kadar, ikinci yarıda önlenen goller de bu galibiyetin içindedir. Kalecinin kurtarışlarını takımın başarısından ayrı tutmak doğru olmaz. Fakat bu kurtarışlar, rakibin bulduğu fırsatları inceleme ihtiyacını da ortadan kaldırmaz.

Alanyaspor’un devre arasındaki hamleleri farkı azaltmaya yetti, beraberliği getirmedi. Kocaelispor ise ilk yarıda elde ettiği avantajı son düdüğe taşıdı. Galibiyetin kıymeti burada; geliştirilmesi gereken tarafı da üstünlüğü daha az sıkıntıyla koruyabilmekte.

Ben Alanya’dan dönen takıma baktığımda, eksiklerine rağmen farklı oyuncularından gol katkısı alabilen ve iki yenilginin ardından yeniden kazanabilen bir Kocaelispor görüyorum. Bu, küçümsenecek bir karşılık değil. Şimdi ihtiyaç duyulan, bu akşam işe yarayan hücum anlayışını sürdürmek ve öne geçilen maçların kalan bölümünü daha sağlıklı oynamak.

Üç puanın sevincini yaşayalım. Berkan’ın vuruşunu, Baku’nun golünü, Rivas ile Ayé’nin katkısını, Serhat’ın kurtarışlarını alkışlayalım. Sonra da şu soruyu masada bırakalım: Bir sonraki maçta üstünlüğü kurduğumuzda, oyunun kontrolünü nasıl daha uzun süre elimizde tutarız?

Çünkü Kocaelispor’un bundan sonraki adımı, kazandığı bu maçı tekrar tekrar övmekten değil, bu galibiyetten ne öğrendiğini sahada göstermekten geçecek.

Habere ait diğer görseller

Güncelleme: 23 Ekim 2026 23:37
BENZER HABERLER
X