Telif Hakkı Romantik Bir Mesele Değil Telif Hakkı Romantik Bir Mesele Değil
Telif, ne güzel küçümseniyor güzel yurdumuzda değil mi? Evimizden, cebimizden bir şey almakla fikri mülkiyetimizi almak arasında çok büyük farklar var sanılıyor... Oysa olur mu? Yazdığımın, çektiğimin, oynadığımın, ürettiğimin hakları, hangi hakla gasp edilebilir? Bu neden romantik bir şeye dönüşüyor anlamakta güçlük çekiyorum doğrusu... Her saniyesine emek verdiğin bir repliğin, ikonlaşması için kendini koyduğun bir sözün telif haklarını kovalamaktan daha haklı olduğun ne olabilir? Bu ayıp mı gerçekten? Aslında bu vesileyle sözünü etmek istediğim şu; hak aramak neden ayıp? Kuşku var mı bunun hakkının kime ait olduğuyla ilgili? Neden “göz yumuversin, görmeyiversin, ay yazık değil mi” gibi sıralanan bir algı yüceliyor durduk yere? Birinin eserini, ticari bir ürüne dönüştürürken başınıza bir iş alabileceğinizi aklınıza getirmiyor musunuz gerçekten? Bu iş başa alınınca da eser sahibi mi suçlu oluyor? Bu tuhaf, kusura bakmayın ama tuhaf... Somut bir ürün olsaydı bu, yaptığı bir ekmek olsaydı kuşkusuz şekilde emin olacaktık değil mi hırsızlıktan? Neden sanat nesnesi, bu kadar belirsiz bir şey? Görünüyor oysa, yine elle tutuluyor... Konuyu romantize etmeye pek meraklıyız... Hak etmediğin kazançları geri ödüyorsun oysa, oran adaletli mi bunu bilmiyorum ancak başta zaten hak etmiyordun... Başkasının fikri mülkiyetini alıp satılabilir bir ürüne dönüştürdünüz ve insan fikri mülkiyetinin peşine düştü. Konu bu, bu kadar da basit. Fikri mülkiyetinin peşine düşen vicdansız mı, değil! Aksi yönde açıklamalar da yaptı mı, yaptı fakat ben başta haklı olduğunu düşünenlerdenim...
Bazı şeyler “yazık, günah”la çözülmüyor, çözülmesin de zaten... Bir eseri kaynak almakla, bir eseri araklamak arasında fark var... Bir repliği, bir yere yazmayı akıl etmekle, bir repliği üretmek arasında bir zahmet biraz fark var. Hakkını arayana vurma cüretimizi ürpertici buluyorum ben. Yapmayabilir miydi? Yapmayabilirdi. İhtiyacı var mıydı? Büyük ihtimalle yoktu... Fakat haklı mı? Haklı. Kaçırmamak lazım bunu...
Tekrar görüşene kadar Sevgi-ler!
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Kaç Kez Yeniden Başlayabiliriz ve Sıfırlanmak Üzerine Notlar 31 Ekim 2026 Cumartesi
- Beklemeyi Beklerken 24 Ekim 2026 Cumartesi
- Tiyatronun Çöpçüsü, Hatıra İstifçisi 17 Ekim 2026 Cumartesi
- Eşyaların Hafızası ve Bir Yazarlık Egzersizi 10 Ekim 2026 Cumartesi
- Bir İşe Yarar mı? 08 Ekim 2026 Perşembe
- Yanlış Yerlerdeki Yalnızlıklarımız 01 Ekim 2026 Perşembe
- Dramatik İhtimaller, Aşklar, Yanılgılar 20 Eylül 2026 Pazar
- Elveda ve Bütün O Seyir Zevki İçin Teşekkürler... 09 Eylül 2026 Çarşamba
- Biraz Soruna İhtiyacımız Var ya da Yazarın Alet Çantası 19 Ağustos 2026 Çarşamba
- Bir Yol Bulmak ya da Bir Yol Açmak... 11 Temmuz 2026 Cumartesi