Telif Hakkı Romantik Bir Mesele Değil Telif Hakkı Romantik Bir Mesele Değil

29 Haziran 2026 14:35
Selamlar, herkes iyi mi? Umarım iyidir! Gündem yine paçamızdan tuttu efendim... Bu konuda da bir şey söylemezsem rahat etmeyeceğim... Bu gündemin de olması dert, olmaması dert... Giray Altınok, kariyerini takip ettiğim biri değil, Prens’i de henüz izlemedim fakat izleme listemin tepelerinde olduğunu söylemeliyim... Galavant’ı andırıyor sanırım, Galavant’ı da çok severek izlemiştim, Prens’i de seveceğime dair olumlu bir önyargım var... İzleyince ikisini beraber konuşuruz belki...

Telif, ne güzel küçümseniyor güzel yurdumuzda değil mi? Evimizden, cebimizden bir şey almakla fikri mülkiyetimizi almak arasında çok büyük farklar var sanılıyor... Oysa olur mu? Yazdığımın, çektiğimin, oynadığımın, ürettiğimin hakları, hangi hakla gasp edilebilir? Bu neden romantik bir şeye dönüşüyor anlamakta güçlük çekiyorum doğrusu... Her saniyesine emek verdiğin bir repliğin, ikonlaşması için kendini koyduğun bir sözün telif haklarını kovalamaktan daha haklı olduğun ne olabilir? Bu ayıp mı gerçekten? Aslında bu vesileyle sözünü etmek istediğim şu; hak aramak neden ayıp? Kuşku var mı bunun hakkının kime ait olduğuyla ilgili? Neden “göz yumuversin, görmeyiversin, ay yazık değil mi” gibi sıralanan bir algı yüceliyor durduk yere? Birinin eserini, ticari bir ürüne dönüştürürken başınıza bir iş alabileceğinizi aklınıza getirmiyor musunuz gerçekten? Bu iş başa alınınca da eser sahibi mi suçlu oluyor? Bu tuhaf, kusura bakmayın ama tuhaf... Somut bir ürün olsaydı bu, yaptığı bir ekmek olsaydı kuşkusuz şekilde emin olacaktık değil mi hırsızlıktan? Neden sanat nesnesi, bu kadar belirsiz bir şey? Görünüyor oysa, yine elle tutuluyor... Konuyu romantize etmeye pek meraklıyız... Hak etmediğin kazançları geri ödüyorsun oysa, oran adaletli mi bunu bilmiyorum ancak başta zaten hak etmiyordun... Başkasının fikri mülkiyetini alıp satılabilir bir ürüne dönüştürdünüz ve insan fikri mülkiyetinin peşine düştü. Konu bu, bu kadar da basit. Fikri mülkiyetinin peşine düşen vicdansız mı, değil! Aksi yönde açıklamalar da yaptı mı, yaptı fakat ben başta haklı olduğunu düşünenlerdenim...


Bazı şeyler “yazık, günah”la çözülmüyor, çözülmesin de zaten... Bir eseri kaynak almakla, bir eseri araklamak arasında fark var... Bir repliği, bir yere yazmayı akıl etmekle, bir repliği üretmek arasında bir zahmet biraz fark var. Hakkını arayana vurma cüretimizi ürpertici buluyorum ben. Yapmayabilir miydi? Yapmayabilirdi. İhtiyacı var mıydı? Büyük ihtimalle yoktu... Fakat haklı mı? Haklı. Kaçırmamak lazım bunu...
Tekrar görüşene kadar Sevgi-ler!

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X