Kusurun Güzelliği, Bozma Cesareti ve Yapay Zeka Kusurun Güzelliği, Bozma Cesareti ve Yapay Zeka
Fakat yine de teşekkür etmek gerek, bu garip “fikir” bir düşüncenin, küçük de bir deneyin önünü açtı... Müzik konusunda da yapay zekanın dahli hararetle tartışılırken hazır, ben de meseleye, mesleğim ve yapay zeka tecrübemle dahil olmak istedim...
Yapay zekaya, (ben Gemini ve Copilot kullanıyorum ağırlıklı olarak, elbette ChatGPT’ye de uğruyorum) işimi elimden almak gibi bir niyeti olup olmadığını sorarak ortamı yumuşatarak başladım işe... Şaka bir yana, “bir forma uygun bir şeyi”, şablonlarla ve erişebileceği sonsuz örneği çıkış noktası olarak alarak üretebileceğini biliyordum, tahmin edebiliyordum... Asıl merak ettiğim, “bir tür, bir yaklaşım üretebilir mi? Bir noktada özgün değilse de özgüne yakın bir şey yakalayabilir mi?” oldu... Dramatik formun ortaya çıkışı, epiğin bir ihtiyaçtan doğuşu, absürdün savaşların gölgesinde gelişi... Ya da daha gözle görünür olsun, resimden yardım alalım, gerçekçiler, naturalistler, sürrealistler, hipergerçekçiler, dadacılar... Form bir şey, anlam daha önemli bir şey... Yani yapay zeka formu taklit edebilir, buna kuşkum yok... Peki formu üretebilir mi? Ya da anlamı?
Sanat, kusura ihtiyaç duyar bence... Kusursuz olan, parmak izi görünmeyen, bana başyapıt gibi görünmüyor... Hayranlıkla izleyebilirim fakat bir eksiklik, hafif plastik bir koku geliyor oradan bana... Benim kuruntum da olabilir tabii fakat çok gerçekçi türlerle bile, bir alımlayıcı olarak ilişkim her zaman daha zayıf ve mesafeli olmuştur... Sanatçının karanlıkta bıraktığı yerlerle, gösterdiğinin altındaki anlamla daha çok ilgilenmeyi seçmiş olduğumu fark ediyorum bu vesileyle...
Bu yazıyı planlarken, yine yoldaşıma sordum, neyi yapabilirsin, neyi yapamazsın diye... Benimkiler bu işlere meyli yoğunlaştırılmış, biraz eğitimli yapay zekalar, sanat üretip üretemeyeceklerini, kusurlu bir üretimi bilerek de olsa üretip üretemeyeceklerini sorduğumda verdikleri cevapları paylaşmak istiyorum sizinle... CoPilot diyor ki: “Sanatın tarihi, kusurun tarihidir. Yapay zekâ kusursuzluğu üretir, ama kusurdan doğan yeni formu bulamaz. Sanatı kurtaracak olan, insanın bozma cesaretidir” Gemini’ın ise cevabı şöyle: “Ben formu geçmişin verileriyle kusursuzlaştırabilirim ancak sanatı asıl var eden, sizin bir anlam uğruna o kusursuzluğu bozma cesaretinizdir.”
Aslında samimiyiz, neden “sizli-bizli” konuştuğunu anlamadım... Şimdilik tehlike olduğunu düşünmüyorum fakat tehlikenin uzak olduğunu da düşünmüyorum... Sadece bu vesileyle, sanattan, anlamdan, rutinden beklediğimiz kusursuzluktan konuşmamız gerekiyor gibi geliyor bana... Aksayanı taklit etmek zor, düşmeyi oynamak yine biraz daha kolay, birinin düşüşünün aynısını oynamak imkansız... Yapay zeka kusursuz düşebilir ama onun da gerçek olmadığı belli...
Doğa kusursuz görünüyor insan elini sürmediğinde, fakat sanat olmuyor... Araçlar, o araçların faydası, o araçlarla kurduğumuz iletişim... İnsan ve sanat ilişkisinin asıl değeri kusursuzlukta değil, bozma cesaretinde, kusurun güzelliğinde... İyi yapay zeka, mükemmel yazı yazamıyor henüz ama yazabiliyor olsaydı da, hala parmak izi olmazdı... Sanata parmak izi gerekir bence, bana öyle geliyor en azından...
Benim yapay zeka dostlarla deneyimlerim sürüyor, dağınık fikirleri toplamakta başarılı, çalışma alanını anladıktan sonra yeni çalışma konuları önermekte becerikli... Fakat söylediklerinizi manipüle etmemesi için bir parça azarlanmaları gerekiyor... Öneriyorum gibi olmasın ama eğer “şişirme beni, gerçekçi ol” diye yeterince tekrar etmezseniz, masadan kalkarken ruff yakanız boynunuzda bir Shakespeare sanabilirsiniz kendinizi... Fakat biz sıradan fanileri, Shakespeare yapacak AI henüz icat edilmedi ve dilerim edilmez...
Şimdilik tehlikede değiliz insan dostlarım, en azından şimdilik değiliz... Çok şükür ki kusursuz değiliz çünkü...
Tekrar görüşene dek, Sevgi-ler!
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Kaç Kez Yeniden Başlayabiliriz ve Sıfırlanmak Üzerine Notlar 31 Ekim 2026 Cumartesi
- Beklemeyi Beklerken 24 Ekim 2026 Cumartesi
- Tiyatronun Çöpçüsü, Hatıra İstifçisi 17 Ekim 2026 Cumartesi
- Eşyaların Hafızası ve Bir Yazarlık Egzersizi 10 Ekim 2026 Cumartesi
- Bir İşe Yarar mı? 08 Ekim 2026 Perşembe
- Yanlış Yerlerdeki Yalnızlıklarımız 01 Ekim 2026 Perşembe
- Dramatik İhtimaller, Aşklar, Yanılgılar 20 Eylül 2026 Pazar
- Elveda ve Bütün O Seyir Zevki İçin Teşekkürler... 09 Eylül 2026 Çarşamba
- Biraz Soruna İhtiyacımız Var ya da Yazarın Alet Çantası 19 Ağustos 2026 Çarşamba
- Bir Yol Bulmak ya da Bir Yol Açmak... 11 Temmuz 2026 Cumartesi