Kaç Kez Yeniden Başlayabiliriz ve Sıfırlanmak Üzerine Notlar Kaç Kez Yeniden Başlayabiliriz ve Sıfırlanmak Üzerine Notlar
Bu elbette birçok şeyi denemeyi zorlaştırıyor... Kendime hızla bir nevi sığınak oluşturduğumu fark ediyorum aslında... Barınma, korunma gerçekten de en temel dürtülerimizden olmalı... Hobilerimi bile -ki yaşım ilerledikçe tümünü mesleğimin bir parçasına dönüştürdüğümden olsa gerek hobim kalmadı, bu hobisizlik meselesini de bir ara konuşalım isterim- barınmanın bir uzantısı gibi konumlandırmış olduğumu fark ediyorum... Böylece bir yaşa kadar öğreneceğim her şeye karar vermişim de, artık bir şeye sıfırdan başlamak pek olanaklı değilmiş gibi düşünürken yakalıyorum kendimi... Oysa değil tabii, hayat, sıfırdan başlayanların ilham verici hikayeleriyle dolup taşıyor... Bir noktada özdeşlik bağıyla, belli bir gururla izleyip, onların yerine sevinerek, ilham almak yerine tatmin olup kapatıyoruz konuyu...
Kısacası hayat yine, dramaya benziyor, dramanın hayatı taklidiyle, hayatın dramayı taklidi birbirine karışıyor... Dramatik olanla kurduğumuz bağ, bizi biraz pasifize eden bir bağ oluyor çoğunlukla... Katharsis, yani tutkulardan arınma, harekete geçmekle ilgili bir yanı köreltiyor, hesapları bir anlamda kapatıyor... Dramatik bir gösteriyi izleyen seyirci, adaletin yerini bulduğu duygusuyla evine dönüyor... Televizyon ise, bu duygunun çok daha sık üretilmesine katkı sunuyor... Farklı bir şeyler izleyemiyor olmamızın bir sebebi reytingdir mutlaka fakat diğer önemli sebebi de gün sonunda ulaşılacak mesajın aşağı yukarı benzer olması... Drama, daha genel anlamda bir düzeni koruyor, biz de hayatımızdaki düzeni korumaya çalışıyoruz... Bu yüzden de ani darbeler, beklenmedik müdahaleler müthiş bir yabancılaşma yaşamamıza neden oluyor...
Ara sıra minik minik bahsediyorum, iki sene kadar önce vücudum sistemi komple kapatıp tekrar açtı... Bu ellerimi, kollarımı ve bacaklarımı başta olmak üzere, zihnimi kullanmayı da yeniden öğrenmemi gerektiren bir süreci başlattı... Bunu acındıran bir yerden anlatmak istemiyorum fakat oluşturduğu farkındalık paylaşılmaya değer gibi geliyor... Hiçbir şey yapmak istemediğimiz zamanlar geçiriyoruz sıklıkla, mental olarak büyük bir bıkkınlık, yardım almamız gereken durumlar yaşıyoruz... Umuyorum bu noktada yardım gerektiğinde alanlardansınızdır bu arada, işlerin ne kadar karışabileceğini görmüyoruz çünkü bazen... Ben gerekçeleri güçlü bir yıkımın ardından, fiziksel olarak da çökmeyi başardım bir zaman önce... Haliyle gündem değişti, yürümek ya da bir çatalı/kaşığı tutabilmek, hayatla ilgili kaygılarımın bir anda önüne geçti... Bu fiziksel bir yeniden başlama anlamına geldi, neyse ki yeniden başlayabildim tabii... Bunun için şükretmek gerekiyor...
Bu güçlü sarsıntının olumlu yanlarından söz edeceğim, niyetim kendimi acındırmak değil; resmi netleştirmekti... Üzerine hiç düşünmediğimiz, zaten var olduğu bilinciyle hareket ettiğimiz yetilerimizi kaybedince önce elbette büyük bir korku ve umutsuzlukla yüzleşmek gerekiyor... Geri gelip gelmeyeceğinden emin olmak için bolca tıbbi desteğe ihtiyaç duyuluyor... Sonra, kaybedilenleri geri almak gerekiyor ki bunlar için Kocaeli Şehir Hastanesinin neredeyse her birimine teşekkür etmem gerekir fakat Nöroloji, İş ve Uğraşı Terapisi ve Fizik Tedavi birimlerine özel bir teşekkür iliştirmeliyim... Makineyi olabildiğince hızlı topladılar, inanılmaz bir minnet duyuyorum kendilerine... Özellikle pek çok doktorun ardından, sorunumu saniyesinde ciddiye alan Zahide Yılmaz Güneş’e ayrı bir teşekkür etmeli... Klavye kullanmak, ayağa kalkmak, biraz önce zaten söylediğim şeyi söylemiş olduğumu hatırlayabilmek... Geri kazandığım yetiler bu şekilde... Gerçek bir sıfırlanma demiştim...
Bu hal, kuşkusuz gündelik olanı, işle ilgili olanı rafa kaldırırken, kırgınlıkların boyut ve düzlemini değiştiriyor... Güvendiğin insanlar listesine bir darbe vurup, bu listeyi sıfırdan oluşturuyor... Hava almaya kaçıran, abur cubur stoklarını yenileyen, sevdiğin bir şeyi sana ulaştırmak için pek de merkezi olmayan hastaneye gelen herkese müthiş bir minnet duyuyorsun çünkü benim deneyimimde ilk kez bu kadar muhtaçlık deneyimlenmekteydi... Ki “bir şeyi ben yapabiliyorsam olur, yapamıyorsam olmasa da olur” gibi bir anlayışla hayatı yaşayan benim için pek önemli bir öğretiydi bu... Yardım istemeyi bilmeyen bana, yardımsız kolunu kaldıramama şoku... Bu iyi bir şey bu arada... Ben, bunu öğrendiğim için oldukça mutluyum... Gereksiz yükler sırtlandığım zamanlar için de hafif pişmanım doğrusu...
Benim yeniden başlama serüvenim böyle başladı kısacası... Bir şeyleri bırakıp gitmeye, kendimi yeniden başlatmaya benim cesaretim olmazdı sanırım fakat başa gelen çekiliyor biliyorsunuz... Dışarıdan veya içeriden müdahalelerle fakat mutlaka zorla da olsa yeni bir yola çıkmak, yeni bir şeyler öğrenmek, eskiden bildiklerini tekrar keşfetmek, hayatın asıl keyifli olan yanı galiba... Elbette bunu yaşarken fark etmek imkansız... Yaşarken; evin duvarları parça parça yıkılıyormuş da sen umutsuzca tutmaya, tekrar yerleştirmeye çalışıyormuşsun gibi hissettiriyor... Bu ancak bitince fark ediliyor... İnsan yine düzene ihtiyaç duyuyor yani...
Sıkıntıdan çatlamamak için dramatik çatışmalara ama biraz iyi hissetmek için yine de düzene ihtiyacımız var... Fakat sıfırlanmak ve yeniden başlamak pek kötü bir fikir olmayabilir... En azından benim deneyimim bu yönde şimdilik... Bu sefer sağlıklı günler dileyeyim, süper doktorlara iyi ki varsınız diyeyim... Bir de dileğim; en mutlu olduğunuz yerlerde, yine de kök salmak fırsatı bulabilmeniz olur... Kökleri de başka zaman konuşuruz...
Tekrar görüşene dek,
Sevgi-ler!
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Beklemeyi Beklerken 24 Ekim 2026 Cumartesi
- Tiyatronun Çöpçüsü, Hatıra İstifçisi 17 Ekim 2026 Cumartesi
- Eşyaların Hafızası ve Bir Yazarlık Egzersizi 10 Ekim 2026 Cumartesi
- Bir İşe Yarar mı? 08 Ekim 2026 Perşembe
- Yanlış Yerlerdeki Yalnızlıklarımız 01 Ekim 2026 Perşembe
- Dramatik İhtimaller, Aşklar, Yanılgılar 20 Eylül 2026 Pazar
- Elveda ve Bütün O Seyir Zevki İçin Teşekkürler... 09 Eylül 2026 Çarşamba
- Biraz Soruna İhtiyacımız Var ya da Yazarın Alet Çantası 19 Ağustos 2026 Çarşamba
- Bir Yol Bulmak ya da Bir Yol Açmak... 11 Temmuz 2026 Cumartesi
- Müziği Bırakmak, Sonsuza Kadar! 03 Temmuz 2026 Cuma