Elveda ve Bütün O Seyir Zevki İçin Teşekkürler... Elveda ve Bütün O Seyir Zevki İçin Teşekkürler...
Bilge Emin’in hızla çevirmesini, sevdiğim tüm yönetmenlerin tümünü yönetmesini arzuladığımı hatırlıyorum. Sonra sevgili arkadaşım Enis, haftasonu programımı soruyor... Üsküdar’da İntiharın Genel Provası izleyecekmişiz, biletleri almış, günü planlamış... Daha iyi bir haber olamaz, Enis, Bennu Yıldırımlar’ı ilk kez izleyeceği için haddinden fazla heyecanlı, benim aklım fikrim Serhat Kılıç’ta... Hatırla Sevgili’de izlemiş bayılmışım, yetmemiş Fox’ta Uyanık Bar isimli talk show’unda uçuyor kaçıyor... Bir Bohemian Rhapsody söylüyor, ağzım açık kalıyor... Bohemian Rhapsody’yi kötü söyleyecek olan söylemesin zaten diyorum; insan 20’li yaşlarda kolay hüküm veriyor ancak arkasındayım bugün hala...
Metnine vurgun olduğum İntiharın Genel Provasında hafızam yanıltmıyorsa dört rol oynuyor, okurken bu dört rolün aynı oyuncu tarafından canlandırıldığını hayal etmem imkansız... Her sahnede başka biri, “yıkılmış binaların mimarı” olan karakterimizi köşeye sıkıştıran her şeyin ayrı ayrı temsilcisi... Gözlerime inanamadığımı anımsıyorum, bir de ne zaman hayranlıkla söz etsem -bu veya başka bir oyunda ya da bir filmde, dizide izlemiş birine denk gelirsem- en az 2 saat soluksuz övebildiğimizi... Övmelere doyamadığımız, her gün izlesem sıkılmayacağım Serhat Kılıç’ı kaybetmişiz... Bilemiyorum, söylenecek ne var... Bu kadar erken kayıpları, üstelik bunca yetenekli insanlarla deneyimlediğimizde, kendimi haksızlığa uğramış hissediyorum sanırım... Zihnimde kalanların üstüne yenilerini koymadığım için de kendime biraz öfke duyuyorum... Tabii konu öncelikle böyle bir oyuncuyu, bu kadar erken yitirmiş olmamız...
Genelde erkenden hayatını kaybeden yazarlar için düşünürken buluyorum kendimi, daha yaşasa neler yazacakmış diye... Düşünmek de demeyelim hatta, hayal kuruyorum düpedüz... Ne kadar süre ben eşlik edebilirim bilmiyorum elbette ama yeteneğine hayran olduklarımın ömrü bitmesin istiyorum... Kayıplarla aram iyi değil, kaybedilmiş haklarla bile değil...
Kişisel tarihimde, özellikle, Bohemian Rhapsody söyleyen Serji, Hatırla Sevgili’deki üçkağıtçı ama iyi kalpli Kamil ve İntiharın Genel Provası’ndaki mükemmel performansla her daim hatırlanacak Serhat Kılıç. İyi oyuncunun, iyi performansın, gerçek sanatın her yerde yeşereceğini, kendini mutlaka belli edeceğini, içimizdeki o hayranlığı mutlaka uyandıracağını hatırlatacak...
İnsanın geçiciliği, öğrenmesi en zor bilgi galiba, bu kadar gözümüzün önünde, bu kadar sık hatırlanan bir şey için fazla unutkan davranıyoruz bu bilgiye... Neyin, ne zaman son olduğunu bilmeyişimize, hoyratlığımıza... Bir hayat sona erdiğinde bunlar doluşuyor mutlaka zihnime... Elbette yanında bir sürü şeyle birlikte...
İzlemeye bayıldığım, izlediğim için şanslı olduğumu bildiğim Serhat Kılıç için bir şeyler yazmak istedim aslında... Bu vesileyle aniden gidebilecekleri, değerli olanı, geride bıraktıklarımızı da düşünmüş oluruz belki...
Tekrar görüşene dek,
Sevgi-ler!
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Biraz Soruna İhtiyacımız Var ya da Yazarın Alet Çantası 19 Ağustos 2026 Çarşamba
- Bir Yol Bulmak ya da Bir Yol Açmak... 11 Temmuz 2026 Cumartesi
- Müziği Bırakmak, Sonsuza Kadar! 03 Temmuz 2026 Cuma
- Telif Hakkı Romantik Bir Mesele Değil 29 Haziran 2026 Pazartesi
- Ama Arkadaşlar İyidir! 26 Haziran 2026 Cuma
- Yanılmalar, Biraz da Beren Saat... 19 Haziran 2026 Cuma
- Bir Billboard'a Minik Bir Borcum Var; Ödüyorum! 15 Haziran 2026 Pazartesi
- Şaşaalı Travmalar ve Paylaşım Kültürümüz 07 Haziran 2026 Pazar
- Harikalar Diyarını Nedense Terk Eden Onur Ünlü 31 Mayıs 2026 Pazar
- Büyük Romulus 24 Mayıs 2026 Pazar