Yöneterek Tüketmenin Tarihi, Başarısızlıkta Başarılı Bir İmparator: Büyük Romulus

24 Mayıs 2026 09:49
Bugün masada favori yazarlarımdan birini ağırlıyoruz! Bir saygı duruşu, bol da hayranlık içerecek bu yazı baştan söyleyeyim... Kitaplığımda, en sevdiğim yazarlar rafının afacan ve şakacı sakini Friedrich Dürrenmatt’tan konuşalım mı? Bu ara oyun yazarlarına taktım galiba, belki de oyun okuma zamanım gelmiştir, bilemeyiz...

Bu oyunda, İsviçre’den bakıp, dünyayı, siyaseti Eski Roma’yla anlatan sevgili Dürrenmatt, bana aramızdaki 68 yaşa rağmen, arkadaşmışız ve dün beraber vakit geçirmişiz gibi hissetiriyor... İnanın, şu an kendisinden söz ettiğim için bile yüzüm gülüyor ve tuhaf bir sırıtma eşliğinde yazıyorum bu satırları...

Sevgili “dostum” Dürrenmatt, Tiyatronun Sorunları ismiyle basılan uzun konferans metninde şöyle diyor:

“(...) Günümüz dünyası, bir müsteşar ya da bir başbakana oranla küçük bir vurguncuyla, bir memurla, bir polisle daha iyi yansıtılabilir. Sanat, genel olarak insanları, hatta kurbanları bile öne çıkarıyor, ancak güçlülere artık erişemiyor. Kreon’un sekreterleri, Antigone’nin işini bitiriyorlar. Devlet anlatılabilir olma özelliğini yitirdi ve fiziğin dünyayı formüllerle yansıtması gibi, devlet de yalnızca istatistiklerle anlatılabiliyor. Günümüzde güç, ancak infilak ettiği yerde, atom bombasında, yükselen ve genişleyen, güneş gibi kusursuz olan ve katliamla gizliliğin birleştiği bu şaşırtıcı güzellikteki mantarda görülebilir duruma geliyor, biçimleniyor. Üretildiğinden beri, atom bombası artık anlatılmıyor. Atom bombası insanın bir yaratısı olduğundan, karşısında gene insanın yaratısı olan sanat, gücünü yitiriyor. Hiçbir şey göstermez, birbirine bakan iki ayna. (...)”*

Biraz uzun bir alıntı oldu fakat kesmeye kıyamadım, aktarırken yazdıkça yazasım geldi... Dramanın bugün süren temel sorununu bu kadar temiz ve net ifade etmek için galiba Dürrenmatt olmak gerek... Neyse hayranlık beni ele geçirmesin, dönelim Büyük Romulus’a... Oyun okurken kahkaha atmak veya ağlamak gibi şeyler başıma nadir gelir... Büyük Romulus, kahkaha attıranlardan, bir ara da size Haldun Taner’in Sersem Kocanın Kurnaz Karısı’nı okurken hüngür hüngür ağladığım Hereke-İzmit otobüsünü anlatmak isterim ayrıca...

Büyük Roma İmparatorluğunun İmparatoru Büyük Romulus’layız şimdi... Bir yöneticide olmaması iyi olacak tüm vasıflarla donanmış, krallığın borçlarını tacındaki yapraklarla ödeyecek kadar düşmüş, neşesinden ve sarkastik tavrından hiçbir şey kaybetmemiş mükemmel kral! O kadar düşünceli biridir ki o; savaş dörtnala kapısına dayanmak üzereyken, ona haber getirmek için dinlenmeden at sırtında günlerce yol yapmış olan Haberci’nin, önce dinlenmesini isteyecek, karnının iyice doyurulmasını emredecek kadar iyi niyetlidir... Karnı doymadan, dinlenmeden, banyosunu uzun uzun yapmadan dinlemek istemez Haberci’yi, öyle merhametlidir... Ayrıca kendisi, onu tüm zor durumlardan kurtarabilecek servetiyle kızına talip olan zengin, Alman, pantolon imalatçısı Caesar Rupf’u reddedebilecek kadar iyi bir babadır... Kızı bu teklifi kabul etmek istemesine rağmen evliliğe rıza göstermez hatta...

Tüm kaosun içinde ondan önceki Roma imparatorlarının adını verdiği tavuklarını sakince besleyen, karısının, kızının ve tüm kurmaylarının ısrarına rağmen Hamlet’i imrendirecek bir eylemsizlikle sakince bekleyen, öylece duran Romulus tüm bunları neden yapmaktadır? Bir imparator, neden ülkesi çökerken öylece durur, neden tüm yönetimin içini boşaltır, ona rağmen işlemeye çalışan kanunları durdurur, ona rağmen onu uyarmaya çalışanları susturur? Bir imparatorun, birinci vazifesi ülkesini ayakta tutmak değil midir? Hiç yoksa, kendi çıkarlarını gözetmesi gerekmez mi Romulus’un? Cazip teklifleri de reddeder imparator...

Büyük Romulus, yenilmek istemiyor çünkü... Yani “sadece” yenilmek istemiyor... Romulus, Roma için değil, kendi hesabına çalışan bir Truva Atı... Romulus sevgili dostlar, acımasız Roma İmparatorluğu’nun, acımasızlığına devam edememesi için son derece uzun vadeli bir planı işleme sokmuş bir dünya insanı... Zulmü dillere destan Roma’ya, damat kılığında sızan, adım adım ve son derece bilinçli bir şekilde yıkımı hazırlayan ve tüm dünyayı; Roma’nın zulmünden kurtaran bir kahraman!

Büyük Romulus, Roma’yı Cermenlere teslim ederek dünyamızı biraz olsun kurtaracağını düşünecek kadar naif bir yürek, kutsal amacı uğruna yıllarca bir rolü yaşayan iyi bir oyuncu, tavuklarını asla ihmal etmeyen, Roma’nın tarihine saygısını da böylece gösteren (!) gerçek bir hayvansever... Büyük Romulus, beni bu dünyada en çok güldüren erkeklerden, elbette Dürrenmatt’la birlikte...

Eylemsizliği malzeme eden oyunlar içinde en başarılı olanlardan Büyük Romulus, tabii biraz üstünde Danimarka Prensi Hamlet duruyor... Romanlar duymadan, Oblomov gelmeden yazıyı bitirelim... Tiyatronun Sorunları kitabının sadece 40 sayfada, bir insanın tiyatroyla ilgili bildiği birçok şeyi alaşağı edebileceğini söylemek isterim ama... Özellikle sahne sanatları öğrencilerine ve henüz okumamış meslektaşlarıma ama kesinlikle herkese önermek istedim... Bu oyun nereden aklıma geldi bilmiyorum...

Tekrar görüşene dek,
Sevgi-ler!



*Tiyatronun Sorunları, Friedrich Dürrenmatt, Gündoğan Yayınları, 2000.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X