Beklemeyi Beklerken Beklemeyi Beklerken

24 Ekim 2026 01:29
Hayatımızdaki dramatik durumları, duyguları bir sıraya koymayı denesek sizin birinciniz kim olurdu? Kendim için bu yarışı başlattım ve ipi göğüsleyen beklemek oldu. Pasif duyuluyor ama tam sayılmaz... Beklemenin kendisi kadar, bunu becerebilmek, bunu becerebilmekle ilgili kendini eğitmek gerekliliği de zor sanki...
Büyürken en zor öğrendiğim şey galiba beklemekti... Bekleyebilmeyi başarabilmem beni bile şaşırtıyor hala... Elbette, boşu boşuna bir beklemek ya da olamayacak bir şeyi beklemekten söz etmiyorum, makul ve akla yatkın beklentiler ve onlar için sabretmek meselesi... Ki galiba bu daha zor... Neden olmadığını, neden hemen olmadığını algılamak zor gelir bana hala bir parça... Elbette yetişkinlik, biraz da beklemeyi içselleştirmeden de olsa öğrenebilmekle ilgili bir yol açıyor...
 
Beklemekle ilgili daha çok sevdiğim kısım ise beklemeyi izlemekten aldığım keyif... Bir klasik olarak, adı da üzerinde olduğundan Godot’yu Beklerken’i anabiliriz hızlıca... Ne idüğü belirsiz Godot’yu beklemek, Yaşlı Kadının Ziyareti’nde o kurtarıcıyı beklemek, Gogol’ün şaheseri Müfettiş’te beklentiyi yanlış kişiye yöneltmek... Çok oyun sayılır, ben ilk aklıma gelenleri saymış bulundum. Juliet de balkonunda Romeo’yu bekler sonuçta... Aşk beklenir, para beklenir, terfi beklenir, huzur beklenir, bebek beklenir, zam beklenir, dostluk beklenir, şifa beklenir, adalet beklenir... Hayat dev bir durağa dönüşür böylece... Genel olarak bir şeyler bekliyoruz galiba... Bu yüzden de drama aynası, beklemeye tutulduğunda hızla empati kuruyoruz... Belki aileyi, aşkı tanımayan bulunur dünyada, yalnız beklemeyi, beklentiyi tanımayanı bulmak imkansız gibi...
 
Beklediklerimizin değiştiği ancak beklemenin değişmediği bir düzenin içinde yaşayıp duruyoruz aslında... Bu da hayatın çatışmalı yanının özü... Söylemiştim daha önce, hayatı dramatik okumaya teşneyim... Şimdi şimdi, beklemekten sıkıldığımı fark ettiğim bir zamanda, beklemek üzerine biraz daha uzun düşünmek istedim aslında... Sevdiğimiz meyvenin mevsimini bile bekliyoruz sonuçta... En azından benim için bekletmeyenler, bekletenlerin yerini pek tutmuyor belki bu yüzden. “İyi şeyler birdenbire olur” mu, olabilir, yalnız bekletenin de kötü bir şey olması şart değil sanki... Siz ne dersiniz?

Bir de elbette yanlış otobüsü, hem de yanlış durakta beklemek var... Fakat o çok daha trajik, biz iyi bir yerden tutalım bugün meseleyi... Beklediğinize değen şeyleri beklemenizi ve beklentilerinizle coşkulu kucaklaşmalarınız olmasını dilerim... Yeterince kötü şey oluyor zaten, bugün iyi bir yerinden tutmuş olalım...

Drama bize mesajlar, bazen dersler vermek için var fakat bana yine de beklemeyi haddinden fazla yüceltiyor gibi geliyor bazen... O kadar büyük bir bekleme sarmalı içinde, harekete geçmeyi bile unutuyor olabiliriz zaman zaman... O yüzden bugün benim gibi bekleyenlere sesleneyim dedim, belki harekete geçmek için doğru zaman, tam da şu andır...

Tekrar görüşene dek,
Beklentisiz Sevgi-ler!
 
 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X