CUMHURİYET HALK PARTİSİ’NDEN AYRILIK VAKTİ GELDİ CUMHURİYET HALK PARTİSİ’NDEN AYRILIK VAKTİ GELDİ

23 Temmuz 2026 13:48
21 Temmuz Salı Günü CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’in CHP’deki son grup toplantısında yaptığı konuşmayı başından sonuna kadar dikkatlice izledim.

Sayın Özgür Özel ile üzüldüğüm anlar oldu. Sevindiğim anlar oldu. Coşkuya kapıldığım anlar oldu. Ama hiçbir zaman umutsuzluğa düşmedim. Sayın Özel’de, ülkenin kurtuluşunun milletin azim ve kararında olduğu inancını gördüm.

Dedemden, Babama, Babamdan da bana emanet edilen CHP kimliğimi yere düşürmeden bugüne kadar getirdim. 1968 yılında üniversiteye girişimle birlikte resmileştirdiğim CHP üyeliğim 1973 yılının ilk aylarında başlayan memuriyet dönemimde de devam etmiş, 1980 askeri müdahalesi sonrasında CHP’nin kapanması ile son bulmuştur.

15 Temmuz 2004 tarihinde emekli olmam ile birlikte üyeliğimi tekrar resmileştirdim. Değerli okuyucular gerek üyeliğim sırasında gerek üye olamadığım dönemlerde CHP’li olduğumu asla gizlemedim. CHP’nin kuruluş fikrinden asla vazgeçmedim. Bir dönem Kocaeli İl Başkanlığı adaylığı dışında hiçbir göreve de talip olmadım. Özellikle seçim dönemlerinde örgütün verdiği görevlerden de kaçmadım.

İlk derece mahkemesinin, konusuz kaldığı gerekçesi ile vermediği mutlak butlan kararını, AK Parti yargı kolları başkanı Adalet Bakanı Akın Gürlek’in baskısı ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin vermesi sonrasında CHP, AK Parti tarafından işgal edilmiştir. Olayın en üzücü tarafı ise bu işgale bir dönem CHP Genel Başkanlığı yapan Kemal Kılıçdaroğlu’nun alet olmasıdır.

CHP’nin seçilmiş yönetiminin, kurultay delegelerinin, seçilmiş örgütlerinin ve partinin üyelerinin büyük bir çoğunluğunun istemesine ve tüm hukuk yollarının denenmesine rağmen butlan yönetiminin kurultaya gitmemesi, arkasındaki Cumhur İttifakı’nın yönettiği kamu gücünü göstermiştir. Tüm bu olaylar sonucunda CHP’nin işgalden kurtarılması için önce ülkenin Cumhur İttifakı’ndan kurtarılması gerçeği ile karşı karşıya kalmış bulunmaktayız.

Bunu CHP’nin içinde kalarak yapmak imkânı kalmamıştır. İlerlemiş yaşım nedeni ile azalan enerjimi, mutlak butlancıların ve onların ipini tutanların isteği doğrultusunda CHP içinde kalarak parti içi mücadele için harcamayı da ahmaklık olarak görüyorum.

On sekiz yaşından beri içinde olduğum CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu gibi hainleri görmeme rağmen yeterli mücadeleyi yapamadığım için önce ülkenin kurtuluşunda görev alan iki Dedemden sonra da onlardan bayrağı alıp Bana veren Babamdan özür diliyorum.

Son olarak Eşim ve Ben, Sayın Özgür Özel’in ve arkadaşlarının kuracağı partide Cumhur İttifakı’ndan ülkeyi ilk seçimlerde kurtarmak için bir nefer olarak çalışmak üzere Cumhuriyet Halk Partisi’nin kuruluş fikrine ve Atatürk ilke ve devrimlerine bağlılığımızı devam ettirerek CHP üyeliklerimizi 22 Temmuz 2026 saat 18.00 itibari ile sonlandırmış bulunmaktayız.   

                                 KES YAPIŞTIR TUTUKLA

AK Parti’nin teşkilatlarından gelen avukatlardan oluşturulan AK Parti yargısının hâkim ve savcıları CHP’li belediyelere karşı yaptıkları tutuklamalarda adeta kes yapıştır yöntemini kullanmaktadırlar. Bu yöntem ile bugüne kadar en son işlem yaptıkları İzmit Belediyesi ile birlikte kırkın üstünde muhalefet belediyelerine operasyonlar yapılmıştır.

Bu yöntem ile CHP’li belediye başkanları “suç işlemek amacı ile örgüt kurmak, rüşvet almak, ihaleye fesat karıştırmak” suçlamalarına muhatap olmaktadırlar. Bu uygulama o kadar rutin hale geldi ki, bazı belediye başkanlarını rüşvet almak ile suçlanmamalarına, bu konuda herhangi bir sorgu sorulmamasına rağmen hakkında böyle suçlamaları yapılmaktadır.

Değerli okuyucular AK Parti, FETÖ Terör örgütü ile birlikte anayasal kuruluş olan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin başında bulunan Genel Kurmay Başkanı’nı silahlı terör örgütü kurmak ile suçlamış, şimdide partili avukatlardan oluşturduğu kendi yargısı ile yasa ve yönetmeliklere göre oluşan CHP’li belediye başkanlarının yönetimindeki belediyelerin örgüt şemasını, suç örgütü şeması olarak görmektedir.  

Belediye başkanının yasa ve yönetmeliğe göre başında bulunduğu belediyelere yaptığı personel atamalarını örgüt kurmak ile eşdeğer görürseniz, personel alımı ve ihalelerin dağıtımında birlikte hareket eden AK Partili belediye başkanları ile AK Parti’nin tüm örgüt başkanlarının da muhalefete isnat edilen “suç işlemek amacı ile örgüt kurmak, rüşvet almak, ihaleye fesat karıştırmak” eylemini işlediklerini de görmemezlikten gelemezsiniz. 

Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için yüzlerce ihale yapan kamu kurum ve kuruluşlarında yöneticilik yapan bir kişi olarak ihaleye nasıl fesat karıştırılacağını örnekler ile açıklamak istiyorum.

-Hileli davranışlar ile ihaleye katılabilecek kişilerin ihaleye katılımını engellemek.

-İhaleye katılma şartlarını taşımayan kişilerin ihaleye girmesini sağlamak.

-Şartnameye uygun bir teklifi haksız yere değerlendirme dışı bırakmak.

-Şartnameye uymayan bir teklifi uygunmuş gibi değerlendirmeye almak.

-Gizli kalması gereken teklif bilgilerini yetkisiz kişilere açıklamak.

-Cebir, tehdit veya diğer hukuka aykırı yollarla ihaleye katılımı engellemek.

-İhaleye katılanları(yükleniciler) özellikle fiyatı etkilemek amacı ile kendi aralarında açık veya gizli anlaşma yapmak.

-İhale şartnamesini kişiye özel hazırlamak, ihale bedelini gerçeğe aykırı hazırlamak, yapım esnasında ihale şartnamesini değiştirmek, yasal artışın dışında aynı yüklenici ile işe devam etmek.

 

Yukarıda belirttiğim eylemlerin; kamu kurum ve kuruluşlarında, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında, kamu yararına çalışan vakıf, dernek ve kooperatiflerde yapılması durumunda ihaleye fesat karıştırılmış olur.

Kamu İhale Kanunu’na tabi kamu kurum ve kuruluşlarında yapılan tüm ihaleleri, bu kanun ile oluşturulan Kamu İhale Kurumu ile anayasal bir kuruluş olan Sayıştay tarafından denetlenmektedir. Kamu İhale Kurumu tarafından uygun görülmeyen ihaleler, ilgili kurum tarafından iptal edilmektedir.

Yukarıda belirttiğim eylem ve işlemler ile ilgili suçüstü yapılmadığı sürece 4483 Sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılama Usulü Kanununa göre savcılık belediye başkanları ve memurlar hakkında resen soruşturma açamazlar.

Tabi ki, bu durum bir hukuk devleti için geçerlidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X