“BİR AŞK GİBİYDİ ÖĞRETMENLİK” “BİR AŞK GİBİYDİ ÖĞRETMENLİK”
Çok şey değişti yıllar içinde. Öğretmen yetiştiren en güzel okuldu Köy Enstitüleri, kapatıldı…
Öğretmen Okulları başka isimlerle anılmaya başlandı…
Güzelim köy okullarının kapatılması ve köylerin öğretmensiz bırakılması da bu olumsuz gidişe tuz biber ekti.
Tüm bunlardan sonra öğretmenlik bitti mi?
Bu olası değil. Koşullar ne olursa olsun mutlaka bir öğreticiye gereksinim var. Çocuklarımızın doğru yetiştirilmesinin başka yolu da yok.
Emekli öğretmen arkadaşım, hemşerim Osman Akman’ın “Bir Aşk Gibiydi Öğretmenlik” adlı kitabını okurken yukarıda sözünü ettiklerimin tümü geçti gözlerimin önünden. İzmit’in Aksığın köyünde başlayan öğretmenlik yaşamım, sonrasında Çayeli, daha sonra Bitlis’in Hizan ilçesinin Kalkanlı köyünde geçen iki öğretim yılım ve son olarak Artvin’de, Borçka’da, kendi köyüm olan Demirciler’de noktaladığım öğretmenlik yaşamımın tüm ayrıntıları tek tek yeniden canlandı.
364 sayfalık kitabını büyük bir titizlikle, özenle hazırlamış Osman Akman. “Çocukluk yıllarım” demiş, ilkokul ve ortaokul yıllarından söz etmiş ve benim de mezun olduğum Artvin Öğretmen Okulu’na getirmiş sözü. Aynı binadan mezun olmamışız belki ama sonuçta aynı isimli bir okuldan farklı yıllarda mezun olmuşuz.
Gerçekten de aşık olduğu mesleğinin, çalışma yıllarının tüm ayrıntılarını not düşmüş kitabına. Sevinçleriyle, hüzünleriyle geçen yıllarını bir anlamda tarihe not düşmüş.
Kitabı elinize aldığınızda kendinizden bir parça mutlaka buluyorsunuz. Öyle yerleri var ki sanki birebir yaşamışsınız gibi. Üstelik “ben yazarım” diye geçinen çoklarını suya götürüp susuz getirecek ustalıkta.
Son sayfadaydı, aynı mahallede, aynı sokakta büyüdüklerini söylediği, adı Casim Akman, mahlası “Huddami” olan büyüğünün şu dizeleriyle bitirmiş yazdıklarını;
“Kırk üç yıl çalıştın emekli oldun
Şimdi hayatını yazarsın kardeş
Yediden yetmişe yaşadığını
Hayat süzgecinden süzersin kardeş
Yürüdük tipide karda beraber
El ele yürüdük zorda beraber
Acılar içinde korda beraber
Bazen ağlar bazen yanarsın kardeş
Annemizin bize tatlı dilleri
Nasır tutmuş öpülesi elleri
Musalla taşında güzel halleri
İnşallah bir sayfa yazarsın kardeş.
Kardeş bağlarımız kopmasın derim
Baykuş hanemizde ötmesin derim
Sözümü bir yana atmasın derim
Sonra büyüğünü üzersin kardeş
HUDDAMİ kardeşin şair halini
Bazen konuştuğu o kuş dilini
Bırakmasın sakın elin elimi
Bu alemde yalnız gezersin kardeş.”
Emeğine sağlık Osman öğretmenim…
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- GÜLE GÜLE KEKÊ MİN 30 Ekim 2026 Cuma
- BU BAYRAMI YOK EDEMEYECEKSİNİZ!.. 29 Ekim 2026 Perşembe
- ANLAMADIĞIM İŞLER 23 Ekim 2026 Cuma
- TEK ADAYLI MI?,, 20 Ekim 2026 Salı
- TARİHTEN BİR NOT 17 Ekim 2026 Cumartesi
- HEP EKSİKLİĞİNİ YAŞADIK 14 Ekim 2026 Çarşamba
- DÜNYA NASIL KURTULACAK? 12 Ekim 2026 Pazartesi
- PİRANHA ÖKÜZÜ ÖYKÜSÜ 09 Ekim 2026 Cuma
- WİLLİAM JAMES SİDİS ADINI BİLMEZDİM 08 Ekim 2026 Perşembe
- SATILIK KİŞİLİK 06 Ekim 2026 Salı