“BİR AŞK GİBİYDİ ÖĞRETMENLİK” “BİR AŞK GİBİYDİ ÖĞRETMENLİK”

11 Nisan 2026 23:52
Dört kardeşiz, üçümüz öğretmen kökenliyiz. En büyüğümüz olan ablam bizim öğretmenlerimizden biri. Bu nedenledir ki bu mesleğin yüceliğini ve gerekliliğini oldukça iyi biliriz.

Çok şey değişti yıllar içinde. Öğretmen yetiştiren en güzel okuldu Köy Enstitüleri, kapatıldı…

Öğretmen Okulları başka isimlerle anılmaya başlandı…

Güzelim köy okullarının kapatılması ve köylerin öğretmensiz bırakılması da bu olumsuz gidişe tuz biber ekti.

Tüm bunlardan sonra öğretmenlik bitti mi?

Bu olası değil. Koşullar ne olursa olsun mutlaka bir öğreticiye gereksinim var. Çocuklarımızın doğru yetiştirilmesinin başka yolu da yok.

Emekli öğretmen arkadaşım, hemşerim Osman Akman’ın “Bir Aşk Gibiydi Öğretmenlik” adlı kitabını okurken yukarıda sözünü ettiklerimin tümü geçti gözlerimin önünden. İzmit’in Aksığın köyünde başlayan öğretmenlik yaşamım, sonrasında Çayeli, daha sonra Bitlis’in Hizan ilçesinin Kalkanlı köyünde geçen iki öğretim yılım ve son olarak Artvin’de, Borçka’da, kendi köyüm olan Demirciler’de noktaladığım öğretmenlik yaşamımın tüm ayrıntıları tek tek yeniden canlandı.

364 sayfalık kitabını büyük bir titizlikle, özenle hazırlamış Osman Akman. “Çocukluk yıllarım” demiş, ilkokul ve ortaokul yıllarından söz etmiş ve benim de mezun olduğum Artvin Öğretmen Okulu’na getirmiş sözü. Aynı binadan mezun olmamışız belki ama sonuçta aynı isimli bir okuldan farklı yıllarda mezun olmuşuz.

Gerçekten de aşık olduğu mesleğinin, çalışma yıllarının tüm ayrıntılarını not düşmüş kitabına. Sevinçleriyle, hüzünleriyle geçen yıllarını bir anlamda tarihe not düşmüş.

Kitabı elinize aldığınızda kendinizden bir parça mutlaka buluyorsunuz. Öyle yerleri var ki sanki birebir yaşamışsınız gibi. Üstelik “ben yazarım” diye geçinen çoklarını suya götürüp susuz getirecek ustalıkta.

Son sayfadaydı,  aynı mahallede, aynı sokakta büyüdüklerini söylediği, adı Casim Akman, mahlası “Huddami” olan büyüğünün şu dizeleriyle bitirmiş yazdıklarını;

 

“Kırk üç yıl çalıştın emekli oldun

Şimdi hayatını yazarsın kardeş

Yediden yetmişe yaşadığını

Hayat süzgecinden süzersin kardeş

 

Yürüdük tipide karda beraber

El ele yürüdük zorda beraber

Acılar içinde korda beraber

Bazen ağlar bazen yanarsın kardeş

 

Annemizin bize tatlı dilleri

Nasır tutmuş öpülesi elleri

Musalla taşında güzel halleri

İnşallah bir sayfa yazarsın kardeş.

 

Kardeş bağlarımız kopmasın derim

Baykuş hanemizde ötmesin derim

Sözümü bir yana atmasın derim

Sonra büyüğünü üzersin kardeş

 

HUDDAMİ kardeşin şair halini

Bazen konuştuğu o kuş dilini

Bırakmasın sakın elin elimi

Bu alemde yalnız gezersin kardeş.”

Emeğine sağlık Osman öğretmenim…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X