TOLSTOY NEDEN 67 YAŞINDA BİSİKLET ÖĞRENDİ? TOLSTOY NEDEN 67 YAŞINDA BİSİKLET ÖĞRENDİ?
Çünkü bu adam sıradan biri değildir.
Dünyanın en büyük yazarlarından biridir.
Milyonlarca insan onun kitaplarını okumaktadır.
Şöhretin zirvesindedir.
Adı bütün Avrupa’da bilinmektedir.
O adam, Leo Tolstoy’dur.
Ve 67 yaşındadır.
Bugün birçoğumuz yeni bir şey öğrenmek için geç kaldığımızı düşünüyoruz.
Yeni bir dil öğrenmek…
Bir enstrüman çalmak…
Üniversite okumak…
Spor yapmak…
Yeni bir işe başlamak…
Daha başlamadan kendi önümüze engeller koyuyoruz.
“Bu yaştan sonra olmaz.”
“Artık çok geç.”
“Genç olsaydım yapardım.”
Oysa Tolstoy, insanların hayatlarının sonbaharı dediği yaşlarda bisiklet sürmeyi öğrenmeye çalışıyordu.
Üstelik bunun için hiçbir mecburiyeti yoktu.
Ne bir yarışa katılacaktı.
Ne bir ödül alacaktı.
Ne de kariyerine katkısı olacaktı.
Sadece öğrenmek istiyordu.
Sadece yeni bir deneyim yaşamak…
Sadece zihninin ve ruhunun hâlâ canlı olduğunu hissetmek…
Tolstoy’un hayatını inceleyenler onun en dikkat çekici özelliğinin yazarlığı değil, merakı olduğunu söyler.
O, hayatı boyunca öğrenci kalmayı başarmış insanlardan biriydi.
Çünkü biliyordu ki insanı genç tutan şey yaş değil, öğrenme isteğidir.
Düşünün…
Bir çocuk yürümeyi öğrenirken yüzlerce kez düşer.
Ama vazgeçmez.
Çünkü düşmenin öğrenmenin bir parçası olduğunu bilir.
Yıllar geçtikçe değişen şey düşmek değil, düşmekten korkmamızdır.
Belki de yaş aldıkça öğrenmeyi bırakmamızın nedeni bilgi eksikliği değil, cesaret eksikliğidir.
Hayat ilginçtir.
İnsanlar çoğu zaman gençken zamanlarının çok olduğunu düşünür.
Bu yüzden hayallerini ertelerler.
Sonra yıllar geçer.
Bir gün dönüp baktıklarında yapmak istedikleri birçok şeyin yalnızca düşünce olarak kaldığını görürler.
Oysa bazı insanlar vardır.
Yaşlarını takvimle değil, meraklarıyla ölçerler.
Tolstoy da onlardan biriydi.
Bugün dünyanın dört bir yanında milyonlarca insan onun kitaplarını okumaya devam ediyor.
Ama beni etkileyen şey yazdığı romanlardan çok, 67 yaşında bir bisikletin üzerine çıkma cesareti.
Çünkü bu davranış bize önemli bir şey söylüyor:
İnsan öğrenmeyi bıraktığında yaşlanır.
Belki de hayatın en büyük yanılgısı şudur:
Yaş almanın öğrenmeye engel olduğunu düşünmek.
Oysa tarih tam tersini söyleyen insanlarla doludur.
Yeni keşifler yapanlar…
Yeni işlere başlayanlar…
Yeni hayaller kuranlar…
Ve her şeye rağmen yeniden öğrenenler…
Bu sabah kendimize şu soruyu soralım:
Uzun zamandır yapmak isteyip de ertelediğimiz şey ne?
Bir kitap mı?
Bir yolculuk mu?
Bir eğitim mi?
Bir spor mu?
Bir hayal mi?
Belki de başlamanın tam zamanıdır.
Çünkü Tolstoy’un bize bıraktığı en güzel miras romanları değil…
67 yaşında bile yeni bir şey öğrenmeye duyduğu heyecandır.
Ve belki de insanın gerçek yaşı, nüfus cüzdanında yazan rakam değil;
Hâlâ öğrenmeye ne kadar açık olduğudur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- SARAYIN KAPISI, ŞEHRİN HAFIZASI 04 Kasım 2026 Çarşamba
- FİNAL BİLETİ HAKEMİN CEBİNDE 03 Kasım 2026 Salı
- BOŞUNA MI? 02 Kasım 2026 Pazartesi
- AYAĞINA TAKILAN HAYAT 01 Kasım 2026 Pazar
- MANTIĞIN SINIRINDA, OLANAKSIZIN KIYISINDA 30 Ekim 2026 Cuma
- KAF DAĞI’NIN ARDINDAKİ KUŞ 30 Ekim 2026 Cuma
- BİR SANAT DEVRİNE!.. 29 Ekim 2026 Perşembe
- BİR İMPARATOR GELDİ, BİR KÖŞK KALDI 27 Ekim 2026 Salı
- HERKES GİTTİ, KALECİ KALDI! 26 Ekim 2026 Pazartesi
- BEKLEDİĞİMİZ KUŞ NEDEN GELMİYOR? 26 Ekim 2026 Pazartesi