Kendimce... Yazılar
Hicri Uluçay

ŞEHİRLERİN DE ÇOCUKLUĞU VAR MIDIR? ŞEHİRLERİN DE ÇOCUKLUĞU VAR MIDIR?

24 Haziran 2026 18:31
İnsanların çocukluğu vardır.İlk adımları…İlk arkadaşları…İlk hayalleri…İlk heyecanları…Peki şehirlerin de çocukluğu olur mu?

Belki de bu sorunun cevabı yaşadığımız sokaklarda gizlidir.

Çünkü şehirler de insanlar gibi doğar, büyür, değişir ve olgunlaşır.

Bir insanın çocukluğunu anlamak için eski fotoğraflarına bakarız.

Bir şehrin çocukluğunu anlamak için ise eski meydanlarına, sokaklarına ve insanların anlattığı hikâyelere…

Çünkü şehirlerin hafızası taşlarda değil, insanlarda yaşar.

Eski bir bakkal dükkânı…

Mahalle arasındaki boş bir arsa…

Top oynanan bir sokak…

Bir çınar ağacının gölgesi…

Belki bugün yoklar.

Ama o şehirde büyüyen insanların hafızasında hâlâ yaşamaya devam ediyorlar.

Kocaeli de böyledir.

Bugün Türkiye’nin en önemli sanayi ve üretim merkezlerinden biri olan Kocaeli’nin de bir çocukluğu vardı.

Körfez kıyısında balıkçıların ağ attığı günler…

İzmit’in eski çarşıları…

Trenin geçişini izleyen çocuklar…

Mahalle kültürünün güçlü olduğu yıllar…

Bugün birçok insanın hafızasında yaşayan o günler, aslında şehrin çocukluk fotoğraflarıdır.

Ama tıpkı insanlar gibi şehirler de büyür.

Ve büyümek yalnızca nüfusun artması değildir.

Bir insanın olgunlaşması nasıl sadece yaş almak değilse, bir şehrin gelişmesi de yalnızca yeni binalar yapmak değildir.

Asıl mesele, insanların hayatına yeni hikâyeler katabilmektir.

Son yıllarda Kocaeli’nin yaşadığı değişim biraz da bunun hikâyesidir.

Bir zamanlar yalnızca sanayi şehri olarak anılan Kocaeli, bugün doğası, kültürü, turizmi ve sosyal yaşam alanlarıyla da anılmaya başladı.

Ormanya yalnızca bir tabiat parkı değildir.

Çocukların doğayı yeniden keşfettiği bir hatıradır.

Bir sincabı ilk kez yakından gören çocuğun heyecanıdır.

Bir ailenin birlikte geçirdiği güzel bir pazar günüdür.

Kartepe Teleferiği yalnızca bir ulaşım yatırımı değildir.

Yıllardır uzaktan bakılan dağlara farklı bir gözle bakabilmektir.

Bulutların arasından gölü seyreden insanların yaşadığı hayranlıktır.

Bir çocuğun hafızasında yıllarca kalacak ilk teleferik yolculuğudur.

Yeni açılan Aqua Kıtalar Akvaryumu da yalnızca camların arkasındaki deniz canlılarından ibaret değildir.

Belki de hayatında ilk kez bir köpekbalığını gören çocuğun şaşkınlığıdır.

Bir vatozun süzülüşünü hayranlıkla izleyen gözlerdir.

Okyanusları yalnızca kitaplarda gören bir çocuğun hayal dünyasına açılan yeni bir penceredir.

Çünkü bazı şehirler insanlarına yalnızca yaşayacakları alanlar değil, anlatacakları hatıralar da bırakır.

Düşünün…

Bundan elli yıl sonra bugünün çocukları kendi çocuklarına ne anlatacak?

Ormanya’da yaptıkları ilk geziyi…

Teleferikle ilk kez bulutların üzerine çıktıkları günü…

Akvaryumda gördükleri rengârenk canlıları…

Bir festivalde yaşadıkları heyecanı…

Bir spor sahasında kurdukları dostlukları…

Bugünün Kocaeli’si, yarının hatıralarını biriktiriyor.

Aslında şehirlerin çocukluğu hiç bitmez.

Çünkü her nesil şehre yeniden hayat verir.

Yeni sokaklar yapılır.

Yeni hikâyeler yazılır.

Yeni hatıralar birikir.

Ve şehir, her kuşakla birlikte yeniden büyür.

Belki de bir şehrin gerçek zenginliği fabrikaları, yolları ya da binaları değildir.

O şehirde yaşayan insanların hafızasında bıraktığı güzel izlerdir.

Çünkü insanlar çocukluklarını unutmadıkları gibi, şehirler de kendilerine ait güzel hatıralarla yaşar.

Ve bir şehir, geçmişine sahip çıkıp geleceğine yatırım yapabiliyorsa gerçekten büyümüş demektir.

Çünkü şehirler de insanlar gibidir.

Çocukluklarını kaybettiklerinde değil…

Hayal kurmayı bıraktıklarında yaşlanırlar.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X