Değişimin Aynasında Hayat Değişimin Aynasında Hayat
Değişim, ömrün bir istisnası değil, bizzat doğasının ta kendisidir.
Bizler, insanoğlu olarak değişimi hep düzenimizi bozan bir misafir, hatta bir yabancı zannederiz. Oysa bir sevdanın nihayete ermesi, ekmek parçasının elden gitmesi, şakaklara düşen aklar veya alıştığımız o emniyetli limanlardan kopup gitmek... Hepsi bu yolun içindedir.
Unutmamalı ki değişim, hayatın dışarıdan zoraki bir müdahalesi değildir; hayatın kendisi zaten değişimin soluğudur.
Bugün elinde avucunda olanı yitirmek bir beis değil, varoluşun kanunudur.
Ne zaman ki değişime karşı direniriz, işte o zaman içimizdeki sızı büyür; ne zaman ki onu kabullenip anlamaya başlarız, işte o dem hayatla kavga etmeyi bırakır, selamet buluruz.
Bugün oturduğumuz tahtın, sahip olduğumuz konumun ebedi olduğunu sanmayın. Ne sevdiklerimizi, ne kazandığımız zaferleri, ne de ömrümüzün bu kesitini kalıcı bilmeliyiz. Çünkü bu çark sürekli döner, hayat el değiştirir, kabuk değiştirir ve yenilenir.
Bugün bizim olan bu iklim, yarın bir başkasının bahçesi olabilir. Bugün omuzlarımıza yük olan o sarp yokuşlar da yarın tıpkı bir rüya gibi geride kalıp gidecektir.
- Toplam 2 yorum
Yılmaz KÖKSAL 12:49 - 02 Kasım 2026
Kıymetli dostum Bekir Ahıskalı, şiddetin yalnızca uygulayanın elinde değil, ona sessiz kalanların vicdanında da büyüdüğünü ne güzel anlatmışsın. Bazen bir insanı en çok yaralayan, uğradığı haksızlık değil, haklı olduğunu bilenlerin suskunluğudur. Unutmamalıyız ki bugün başkasının acısına sağır kalan bir toplum, yarın kendi çığlığını duyuracak kimseyi bulamaz. İnsan olmak, yalnızca kendi hakkını savunmak değil, başkasının yarasına da vicdanıyla dokunabilmektir. Kalemine, yüreğine ve susmayan vicd
Yılmaz KÖKSAL 12:46 - 02 Kasım 2026
Kıymetli dostum Bekir Ahıskalı, hayatın değişmez gerçeğini ne güzel anlatmışsın. İnsan bazen sahip olduklarını sonsuz, yaşadığı acıları da geçilmez sanıyor. Oysa ne sevinçler kalıcı ne de hüzünler ebedî. Hayat bize bazen tutunmayı, bazen de bırakmayı öğretiyor. Asıl mesele, değişirken insanlığımızı, vicdanımızı ve gönül güzelliğimizi kaybetmemek. Çünkü geriye makamlar, servetler değil, dokunduğumuz yüreklerde bıraktığımız izler kalıyor. Kalemine, yüreğine sağlık kıymetli dostum.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Şiddete Kayıtsız Kalmak 19 Nisan 2026 Pazar
- Yaşantının Gölgesindeki Belagat 12 Nisan 2026 Pazar
- Kahramanı Olmayan Bir Roman 06 Nisan 2026 Pazartesi
- Kişiliğimiz Aynası Olarak Üslup 01 Nisan 2026 Çarşamba
- Yazmak Üzerine 29 Mart 2026 Pazar