Eylül: Yaprak Düşerken Hızlanan Hayat Eylül: Yaprak Düşerken Hızlanan Hayat

03 Eylül 2026 00:26
Takvim sayfaları birer birer eksilip eylülün eşiğine geldiğimizde, doğa yavaşça dinlenmeye çekilse de bizim hayatımız aksine taze bir ivme kazanır.

Yazın o rehavet dolu, zamanın sanki durağanlaştığı ve günlerin ağır aksak aktığı dönemi geride kalmıştır artık. Güneş, kavurucu sıcaklığını yerini tatlı bir serinliğe bırakırken; eylül, sessiz bir uyanışın, yeni başlangıçların ve ritmi yükselen bir şehir hayatının habercisi olur.

Ahmet Arif, eylülün o kendine has, duygu yüklü atmosferini ne güzel dile getirir:

​“Terleten sıcaklardan sonra geldi eylül,

Sarı sarı yapraklarıyla, tatlı rüzgârıyla…

 

Sanki bir hüzün mevsimi gibi görünür ama İçinde hep yeni başlangıçları saklar.” Gerçekten de öyle; eylül bir yanıyla hüzün gibi algılansa da diğer yanıyla yaşamın en dinamik başlangıç noktasıdır. Okulların açılmasıyla sokakları dolduran çocuk sesleri, caddelere geri dönen o tatlı telaş, zihinlerde ve kalplerde yeni bir dönemin kapılarını aralar. Sırt çantalarını takıp geleceğe koşan her öğrenci, eylülün getirdiği o taze enerjinin birer temsilcisidir.

​Benim adıma ise eylül, çok daha özel, tarif edilemez bir heyecanla eş anlamlıdır: Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi (KOÜ GSF) yetenek sınavları... Aylar süren hazırlıkların, dökülen alın terinin ve kurulan hayallerin sınav salonundaki o ilk çizgilerle buluştuğu anlardır bunlar. Jüri koltuğunda otururken, önümüzdeki, bir sanatçının doğuşuna tanıklık etmektir.

​Atilla İlhan’ın o unutulmaz dizeleri çınlar kulaklarımda:

​“Oysa ben akşam olmuşum

Yapraklarım dökülüyor usul usul

Adım sonbahar...”

​Ama biz KOÜ GSF koridorlarında o dökülen yaprakların yerine, sanata gönül vermiş gencecik kalemlerin yeşerdiğini görürüz. Sınav kâğıdının karşısında heyecandan eli titreyen, ama gözlerinde sanata duyduğu o büyük tutkunun ışığı parlayan her aday, geleceğin sanat dünyasına kazandırılacak taze bir nefestir. Hangisinin gelecekte büyük bir yazar, oyuncu, tasarımcı ya da yönetmen olacağını tahmin etmeye çalışmak, jüri olmanın en ağır ama bir o kadar da gurur verici sorumluluğudur. O heyecan, yazın tüm durağanlığını tek bir anda siler atar.

​Eylül; kimileri için bir vedadır, sararan yaprakların ve biten yazın ardından tutulan kısa bir yastır. Fakat sanata, eğitime ve üretime adanmış bir ömür için eylül; silkelenmek, yeniden başlamak ve hayatın ritmine yüksek bir ivmeyle katılmaktır.

​Cemal Süreya’nın dediği gibi:

​“Eylül'dü.

İzleri vardı henüz üstümde yağmurun...

Kanadı kırık bir kuş gibiydim,

Gözlerimde eylülün hüznü,

Yüreğimde yeni bir günün heyecanı...”

​Yüreğimizdeki o yeni günün ve yeni sanatçı adaylarının heyecanıyla; hoş geldin eylül, hoş geldin hayatın taze ritmi!

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X