SOSYAL RİSK HARİTASI: ‘SÜRDÜRÜLEMEZ’
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın ülke genelinde yürüttüğü Sosyal Risk Haritası çalışmaları tartışma yarattı. Hürriyetçi Sağlık Sen Genel Başkanı Muhammet Birinci, uygulamanın mevcut haliyle ciddi sorunlar barındırdığını belirterek, Bakanlığa resmi başvuru yaptıklarını açıkladı.
“Personel tükenmişlik riskiyle karşı karşıya”
Birinci yaptığı yazılı açıklamada, risk haritasının kadına yönelik şiddet, çocuk istismarı ve engelli bakımı gibi kritik alanlarda erken tespit açısından önemli olduğunu ancak sahadan gelen geri bildirimlerin uygulamanın sürdürülebilir olmadığını gösterdiğini vurguladı.
Özellikle çocuk kuruluşlarında görev yapan personelin, korunma ihtiyacı olan çocuklar ve suça sürüklenen çocuklarla yürüttüğü hassas çalışmaların yanı sıra ek saha görevleriyle yükümlendirilmesinin ciddi iş yükü artışına yol açtığını ifade eden Birinci, “Bu durum çalışanların tükenmişlik riskini artırmakla kalmıyor, çocuklara sunulan hizmetin niteliğini ve sürekliliğini de olumsuz etkiliyor” dedi.
Güvenlik ve teşvik sorunları
Sendikanın sahada tespit ettiği başlıca sorunlar şöyle sıralandı:
Personel güvenliğinin yeterince sağlanamaması
Rutin hizmetlerde aksamalar
Personel yetersizliği ve iş yükü dengesizliği
Risk tazminatı gibi teşvik edici ödemelerin bulunmaması
Kurumsal destek mekanizmasının eksikliği
Kadın çalışanların özel sorunlarına yönelik tedbir yetersizliği
Kişisel cihazlar üzerinden yürütülen uygulamanın hukuki ve ekonomik riskleri
Sendikadan somut talepler
Hürriyetçi Sağlık Sen, yetkililerle görüşmek üzere randevu talebinde bulunduklarını da duyurdu. Sendikanın Bakanlığa ilettiği talepler arasında şu maddeler öne çıkıyor:
Çocuk, yaşlı ve engelli bakım kuruluşlarındaki personelin saha görevlendirmelerinin yeniden değerlendirilmesi
Uygulamanın hizmetleri aksatmayacak şekilde planlanması
Personel kapasitesine uygun görevlendirme yapılması
Saha çalışanları için güvenlik, teşvik ve hukuki altyapının güçlendirilmesi
Tüm süreçlerin açık, yazılı ve mevzuata uygun yürütülmesi
Birinci, “Aksi halde hem çalışanlar hem de hizmet sunulan dezavantajlı gruplar açısından telafisi güç sonuçlar doğacaktır” uyarısında bulundu.