Bilimpark’ta Geleceği Keşfetti
Bilim İletişimi’nden Mucit Kamp’a, minik mucitlerden girişimcilere kadar her kademede inceleme
$ Dolar 48,2448 %0,00
€ Euro 56,1817 %0,00
£ Sterlin 65,5416 %0,00
Altın 7.124,9761 %0,00
Gümüş 108,8640 %0,00
Kocaeli Üniversitesi Prof. Dr. Baki Komsuoğlu Kuruluş Müzesi ve Sanat Galerisi ile DESSAT ortaklığında yürütülen çalışma, depremin kıyı şeridinde ve deniz dibinde bıraktığı izleri bilim, sanat ve kültür ekseninde gelecek kuşaklara aktarmayı hedefliyor.
Depremin su altındaki sessiz tanıkları
1999 yılında meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki deprem, Kocaeli kıyılarında çarpıcı bir dönüşüme yol açtı. Sarsıntı sonucu denize gömülen kıyı şeridi, zamanla doğal resifler haline gelirken, su altında kalan yapılar hem ekolojik hem de kültürel açıdan eşsiz bir miras alanına dönüştü. Bu alanın korunması, belgelenmesi ve toplumsal hafızada canlı tutulması amacıyla başlatılan yeni oluşum, üniversite-kamu iş birliğine kültür sanat penceresinden özgün bir örnek sunuyor.
Kocaeli Üniversitesi yetkilileri, müzelerin üniversite ile toplum arasında güçlü bir köprü görevi üstlendiğine dikkat çekerek, “Üniversitelerin topluma ulaşmasının en etkili yollarından biri kültür ve sanattır. Bu iş birliği, bilimsel bilgi ile saha deneyimini buluşturarak deprem hafızasını çok boyutlu bir şekilde ele almayı amaçlamaktadır” ifadelerini kullandı.
Japon sanatçıların eserleri de sürece dahil olacak
Projenin önemli bir başka ayağını ise deprem sonrasında Türkiye’ye gelen Japon sanatçılar tarafından üretilen ve Prof. Dr. Baki Komsuoğlu Kuruluş Müzesi ve Sanat Galerisi koleksiyonunda yer alan eserler oluşturuyor. Bu paha biçilmez koleksiyonun da iş birliği kapsamında değerlendirilmesi, su altı belgeleme çalışmalarıyla bütünleştirilmesi planlanıyor. Böylelikle depremin sanatsal yansımaları ile doğal batık alanlar arasında anlamlı bir bağ kurulması hedefleniyor.
Uzun vadede ‘Doğal Batık Müze’ vizyonu
Çalışmanın uzun vadeli amacı, 17 Ağustos Depremi’nin izlerini taşıyan kıyı şeridi, doğal resifler ve su altında kalan yapıları “Doğal Batık Müze” anlayışıyla ele almak. Bilimsel araştırma, su altı belgeleme, sanatsal üretim ve sergileme faaliyetleriyle bu alanların koruma altına alınması ve yeni nesillere aktarılması öngörülüyor. Bu yaklaşımla deprem hafızasının yalnızca anılarda değil, doğrudan mekânın kendisinde yaşatılması amaçlanıyor.
İlk saha çalışması gerçekleştirildi
Projenin ilk saha uygulaması, Kocaeli Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Süreyya Temel, DESSAT Başkanı Murat Kulakaç ve DESSAT eğitmenlerinden Mehmet Karabulut’un katılımıyla bölgede yapılan eğitim dalışıyla gerçekleştirildi. Dalış, ilerleyen dönemde planlanan kapsamlı araştırma, belgeleme ve sergileme çalışmalarının da başlangıç noktası olarak nitelendirildi.
Ortak hafıza, ortak miras
Yetkililer, “17 Ağustos’un hafızasını denizin altında da korumak, üniversitenin bilgi ve sanat gücünü kamu ve sivil toplumun saha deneyimiyle buluşturmak bu oluşumun temel hedefidir” diyerek, Kocaeli’nin deprem hafızasının korunan, araştırılan, sanatla görünür kılınan ve gelecek kuşaklara aktarılan ortak bir kültürel miras olarak yaşatılması gerektiğinin altını çizdi.
Önümüzdeki süreçte bölgede su altı envanter çalışmaları, bilimsel raporlamalar, fotoğraf ve video belgeleme ile sanatsal müdahalelerin hayata geçirilmesi bekleniyor. Tüm bu çalışmaların, hem bilim dünyasına hem de toplumun deprem bilincine katkı sunması hedefleniyor.