Türkiye’ye “Made in Europe” Duvarı Zeytinoğlu’ndan Sert Tepki: Kabul Edilemez
Avrupa Birliği’nin (AB) Mart ayında taslağını yayımladığı “AB Sanayi Hızlandırıcı Yasası” üzerindeki görüşmeler devam ederken, AB’nin iki öncü ülkesi Fransa ve Almanya’nın otomotiv sektöründe 2035 içten yanmalı motorlardan çıkış hedefini yumuşatma ve “Made in Europe” kapsamı konusunda uzlaşıya varması Türkiye’de sanayi çevrelerinde tepkiyle karşılandı.
Kocaeli Sanayi Odası (KSO) ve İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Başkanı Dr. Ayhan Zeytinoğlu, uzlaşının Türkiye’yi dışlaması nedeniyle “son derece düşündürücü ve kabul edilemez” olduğunu söyledi.
Edinilen bilgiye göre, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Federal Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in otomotiv sektöründe “Made in Europe” kapsamı konusunda vardığı uzlaşı, Türkiye’de üretilen araçları kapsam dışında bırakması sebebiyle Türkiye’yi yakından ilgilendiriyor. Şimdiye kadar Almanya, otomotivde kamu alımları ve kamu teşviklerinde “Made in Europe” kapsamının geniş tutulmasını savunurken, Fransa ise kapsamın AB ülkeleri ile sınırlı tutulmasını istiyordu. Bu uzlaşı ile Almanya’nın, 2035’te otomotiv sektöründe emisyonları yüzde 100 azaltma hedefini yumuşatmanın karşılığında Fransa’nın pozisyonuna yaklaştığı belirtiliyor. Macron anlaşmayı otomotiv endüstrisini başarıyla dönüştürmek ve iklim hedeflerini korumakla ilişkilendirirken, Merz ise Almanya, Fransa ve Avrupa’da motorcular ve istihdam için iyi bir gün olarak nitelendirdi.
Kapsam AB 27, Birleşik Krallık ve AEA ile sınırlı
Uzlaşıya göre otomotiv için kamu ihaleleri ve kamu teşvikleri AB’nin 27 üyesi, Birleşik Krallık ve Avrupa Ekonomik Alanı ülkeleri ile sınırlı olacak. Araç komponentlerinin, batarya hariç, yüzde 70 oranında AB ve kapsama dahil edilen ülkelerde üretilmesi şartı getiriliyor. Kapsama dahil olmanın karşılığında Birleşik Krallık’ın AB’nin gümrük tarifeleri, ticaret korunma önlemleri ve yabancı sübvansiyon tarama uygulamalarına da uyum sağlama koşulunu yerine getirmesi gerekiyor.
KSO ve İKV Başkanı Dr. Ayhan Zeytinoğlu, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve Federal Almanya Başbakanı Merz’in otomotiv sektöründe ‘Made in Europe’ kapsamı konusunda vardıkları uzlaşı Türkiye’yi dışlaması sebebiyle son derece düşündürücü ve bizim açımızdan kabul edilemez” dedi.
“Türkiye’nin otomotiv ihracatının yüzde 73’ü AB’ye gidiyor”
Türkiye’nin toplam otomotiv ihracatının yüzde 73’ünün AB’ye gittiğine dikkat çeken Zeytinoğlu, AB pazarında “Made in Europe” engeli ile karşılaşılmasının AB ile ticarete ve ihracata büyük zarar vereceğini vurguladı. Sürecin henüz tamamlanmadığını, taslağın yasalaşması için Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi’nin onayı gerektiğini hatırlatan Zeytinoğlu, ancak iki lider ülkenin bu uzlaşısının süreç üzerinde önemli etkiye sahip olduğunu ifade etti.
“Gümrük Birliği ile bağdaşmaz”
Zeytinoğlu, “Made in Europe” kapsamına Türkiye’de üretilen araçların alınmamasının Gümrük Birliği’ne aykırı olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
“1/95 sayılı Ortaklık Konseyi kararı ile yürürlüğe giren Gümrük Birliği, Türkiye ile AB arasında sanayi mallarında serbest dolaşımı getirirken, Türkiye’nin AB dış ticaret politikası ve önlemlerine uyumunu öngörüyor. Gümrük Birliği kamu alımlarını kapsamıyor. AB’nin kamu alımlarına dahil olabilmek için Türkiye’nin de kamu ihalelerini AB’ye açması ve AB ile ikili anlaşma yapması gerekiyor ki bu konuda ilk adım atıldı. Ancak Fransa ve Almanya’nın Birleşik Krallık’ı ‘Made in Europe’ kapsamına dahil ederken getirdikleri tarife ve ticari korunma önlemlerine uyum şartı zaten Gümrük Birliği çerçevesinin de bir parçası. Türkiye’nin AB dış ticaret önlemlerine ve ortak gümrük tarifesine uyum sağlaması gerekiyor. Son dönemde Gümrük Birliği’ndeki bu uyum özellikle AB’nin STA sayısının giderek artması ve 80 ülkeye ulaşması ile bozulmuştu.”
“Gerekirse Avrupa Adalet Divanı ve DTÖ yollarına gidilmeli”
Gümrük Birliği’nde olan bir ülkenin kapsam dışında ele alınmasının kabul edilemez olduğunu dile getiren Zeytinoğlu, “Gerekirse Avrupa Adalet Divanı ve Dünya Ticaret Örgütü tahkim mekanizması gibi yollara gidilerek Gümrük Birliği ile kazandığımız haklar korunmalı ve dışlanmaya izin verilmemelidir” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin AB üyesi olmadan Gümrük Birliği’ne giren ve uygulayan tek büyük ekonomi olduğunu, Türkiye dışında sadece San Marino ve Andorra’nın Gümrük Birliği ortağı olduğunu belirten Zeytinoğlu, “Ülkemiz bugüne kadar özellikle Kıbrıs meselesine ilişkin olarak karşısına çıkarılan engellere rağmen, Gümrük Birliği’ne bağlı kalmış ve 350 milyar avroya yakın ticaret açığı vermiştir. Buna rağmen AB’nin yegâne Gümrük Birliği partnerine böyle bir dışlamada bulunması hiçbir şekilde iyi niyetle bağdaşmaz” dedi.
“Türkiye mütekabiliyeti yerine getirmeli”
Zeytinoğlu, taslağın yasalaşmasını beklemeden Türkiye’nin kamu alımları piyasasında mütekabiliyeti yerine getirmesi ve AB’nin dış ticaret politikası ve ticari korunma önlemlerine ilişkin eksiklik ve uyumsuzlukları gidermesi gerektiğini söyledi. Zeytinoğlu, “İyileştirme ve reform adımlarını AB tarafına ileterek adil muamele talebinde bulunmalıdır” diye konuştu.
Zeytinoğlu’nun açıklaması, AB’nin otomotivde “Made in Europe” kapsamını Türkiye’yi dışlayacak şekilde daraltmasının Kocaeli ve Türkiye sanayisi açısından ciddi risk oluşturduğunu ortaya koyuyor. Otomotiv ihracatının önemli bölümünü AB pazarına gerçekleştiren Türkiye’nin, süreçte Gümrük Birliği’nden kaynaklanan haklarını koruması ve AB nezdinde girişimlerini sürdürmesi gerektiği vurgulanıyor.