Kocaeli Akademik Odalar Birliği (KAOB), 22 Eylül 2026 tarihli basın açıklamasıyla kamuoyunu uyardı: Mahkeme, projenin çevresel, sosyal, ekonomik ve teknik etkilerinin yerinde incelenmesi için 1 Ekim 2026 Perşembe günü saat 10.30’da Kartepe Uzunbey Mahallesi’ndeki proje alanında tekrar bilirkişi keşfi yapılmasına karar verdi.
KAOB, açıklamasında süreci yakından takip ettiklerini belirterek, “Kentimizin doğal varlıklarını, tarım alanlarını, su kaynaklarını, yerleşim bölgelerini ve halk sağlığını doğrudan ilgilendiren bu proje hakkında kamuoyunun doğru ve eksiksiz bilgilendirilmesini önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz” dedi.
İKİ AYRI DAVA, KRİTİK KEŞİF
Kocaeli Barosu ve Mimarlar Odası Kocaeli Şubesi tarafından, söz konusu projeye ilişkin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) kararının iptali talebiyle açılan iki ayrı dava dosyasında önemli bir aşamaya gelindi. Mahkeme, projenin çevresel, sosyal, ekonomik ve teknik etkilerinin yerinde incelenmesi ve değerlendirilmesi amacıyla mahallinde tekrar bilirkişi keşfi yapılmasına hükmetti.
Keşif, 1 Ekim 2026 Perşembe günü saat 10.30’da Kartepe Uzunbey Mahallesi – Haddehane Proje Alanı’nda gerçekleştirilecek. KAOB, tüm yurttaşları bu kritik keşifte hazır bulunmaya davet etti.
NELER İNCELENECEK?
Bilirkişi keşfinde projenin bölgenin mevcut çevresel koşulları üzerindeki olası etkileri yerinde değerlendirilecek. İnceleme kapsamında şu başlıklar masaya yatırılacak:
Hava kalitesi,
Gürültü ve titreşim,
Trafik yoğunluğu,
Atık oluşumu,
Su kaynaklarına ve yeraltı sularına etkiler,
Tarım arazilerinin korunması,
Doğal yaşam alanları,
Bölgedeki yerleşimlerin güvenliği,
Halk sağlığı açısından ortaya çıkabilecek riskler.
KAOB, haddehane gibi yüksek miktarda enerji, su ve hammadde kullanımı gerektiren sanayi tesislerinin etkilerinin yalnızca proje alanıyla sınırlı kalmayacağını vurguladı. Açıklamada, bu tür yatırımların çevresindeki tarım alanları, hayvancılık, su havzaları, ormanlık bölgeler, yerleşim alanları ve ulaşım altyapısı üzerindeki etkilerinin bütüncül biçimde değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
“KAMU YARARI VE SÜRDÜRÜLEBİLİR KENTLEŞME ESAS OLMALI”
KAOB, Kocaeli gibi sanayi baskısının yoğun olduğu bir kentte yeni sanayi yatırımlarının planlanmasında kamu yararı, çevrenin korunması ve sürdürülebilir kentleşme ilkelerinin temel alınması gerektiğini ifade etti. Mahkemece yapılacak keşfin, projenin yalnızca teknik özelliklerinin değil, aynı zamanda bölgenin taşıma kapasitesinin ve kentin geleceği üzerindeki olası sonuçlarının da bilimsel veriler ışığında ortaya konulması açısından büyük önem taşıdığı vurgulandı.
Açıklamada, bilirkişi incelemesinin karar alma süreçlerine katkı sunacak nitelikte; tarafsız, kapsamlı, bilimsel verileri esas alan ve kamu yararını gözeten bir değerlendirme anlayışıyla gerçekleştirilmesi gerektiğinin altı çizildi.
“1 EKİM’DE KEŞİF ALANINDA OLUN”
KAOB, Kocaeli’nin geleceğini, Kartepe’nin doğal ve tarımsal dokusunu, bölge halkının sağlıklı yaşam hakkını ilgilendiren bu süreçte tüm yurttaşları 1 Ekim’de keşif alanında olmaya davet etti. Açıklama, “Kentimizin geleceğine sahip çıkmak, çevresel karar süreçlerine katılmak ve kamu yararını savunmak hepimizin ortak sorumluluğudur” ifadeleriyle son buldu.
KAOB’un çağrısı net: “Kartepe’de Haddehane İstemiyoruz.”
OBJEKTİF HABER YORUMU:
Kartepe’de haddehane dosyası, artık sadece bir sanayi yatırımı tartışması değil; Kocaeli’nin nasıl bir kent olacağının da sınavıdır. Bir yanda bacası, trafiği, atığı ve su tüketimiyle bölgeyi baştan aşağı değiştirecek bir proje; diğer yanda tarım alanları, su havzaları, yerleşim yerleri ve halk sağlığı var. Mahkemenin verdiği bilirkişi keşfi kararı, bu nedenle hayati önemde. Çünkü keşif, sadece dosyaya bakmak değil; toprağa, suya, havaya ve insana bakmak demektir.
KAOB’un 1 Ekim çağrısı da bu yüzden kıymetli. Çevresel karar süreçlerine katılmak, sadece uzmanların değil, o bölgede yaşayan herkesin hakkı ve sorumluluğudur. Kocaeli, sanayi yükünü zaten omuzlarında taşıyor. Bir yenisini eklemeden önce “bu kentin taşıma kapasitesi ne?” diye sormak, lüks değil; zorunluluktur. 1 Ekim’de Kartepe’de kurulacak bilimsel ve toplumsal hafıza, belki de bu projenin geleceğini belirleyecek. Kartepe’nin yeşili, tarımı ve insanı için tek bir gün değil; her gün sahada olmak gerekiyor.