01 Şubat 2026 11:26

AH ŞU SOSYAL MEDYA AH ŞU SOSYAL MEDYA

Hani şu yapay zekâ diye bir şey var ya, hiç ama hiç ilgilenmediğim bir konu ve bana göre de yanlış bir söylem.

Hani şu yapay zekâ diye bir şey var ya, hiç ama hiç ilgilenmediğim bir konu ve bana göre de yanlış bir söylem.

Ne demek “yapay zeka”?

Bir tür robot dersek yanlış mı olur?

O zaman da başka bir şey çıkmaz mı ortaya; bir insanın beyin ürünü olan şey bir insandan daha akıllı nasıl olabilir?

Burada bir parantez açalım; kimi insanların zekâ oranlarından söz etmiyorum ben. Genel olarak bir insan yapmışsa bir şeyi, yapılan şey onu yapan insandan daha akıllı olamaz, bunun mantığı yok. Bu nedenle beni çok da şaşırtmaz bu tür şeyler.

Şaşırdığım şeyler yok mu?

Olmaz olur mu hiç, hem de sürüyle. Sürüyle de bunlar yukarıda sözünü ettiğim gibi değil işte. Size örneklemeler yapacağım biraz. Ola ki siz de şaşıracaksınız.

Hayvanlar alemine gireceğim azıcık. İnsanlar, insanların davranışları falan eskisi kadar şaşırtmıyor beni ki sanırım çoğunuz benim gibi düşünürsünüz.

Kimi hayvanların çok zeki oldukları bilinir. Örneğin karga bunlardan biridir bildiğim kadarıyla. Bunu bilirim de yine de kimi davranışları şaşırtır işte beni.

Sosyal medya dedim ya, oradan aldığım, okuduğum, gördüğüm bir karga haberi üstüne iki söz etmek isterim.

İzmir’in bilmem hangi parkında sıradan bir gün. Vatandaşın biri seyyar pilavcıdan plastik tabakla pilav alıp yiyor, boşalan tabağı da oturduğu bankın kenarına bırakıyor. Bir karga gözetliyor bu vatandaşımızı ve o kalkıp gittikten sonra geliyor, tabakta kalan birkaç pirinç tanesini yiyor, günlük nafakasının bir bölümünü çıkarmış oluyor.

Buraya kadar olan çok doğal değil mi?

Sonrasına bakın şimdi siz!

Pirinç tanelerini yiyen karga, boşalan tabağı alıyor gagasının arasına ve götürüp yakındaki bir çöp kutusuna atıyor. Bir başka vatandaşımız da karganın bu davranışını cep telefonunun kamerasına kaydedip paylaşıyor.

Sosyal medyanın bu yanını seviyorum işte. Beni şaşırtan kargayı da seviyorum elbette. En azından boşalan tabağını götürüp çöpe atmayan o vatandaşımızdan daha çok seviyorum.

Çocuktuk. Rahmetli babaannem, yemek yediğimiz sofrada kalan ekmek kırıntılarını parmak uçlarımızla toplamamızı, onları çöpe atmanın günah olduğunu söylerdi.

İyi de, böyle bir kültürle büyüyen biz, nasıl oldu da tabağımızda pirinç tanelerini bırakır olduk?

Haydi diyelim ki bıraktık, nasıl oldu da topluma ait bir parkta, boşalan tabağın çöp olduğunu, çöpün yerinin de çöp kutusu olduğunu düşünemedik!

Çok basit gibi görünen bir konu değil mi?

Toplumsal çürümenin boyutlarını göstermesi bakımından küçük gibi görünen bir örnekleme ve bir kargadan aldığımız bir ders.

Sosyal medyaya bu gözle bakmanızı öneririm…

Güncelleme: 01 Şubat 2026 11:28
BENZER HABERLER
Site sol
X